İkimiz de çok üzüldük

İkimiz de çok üzüldük




“Öğretmenimiz izin vermedi anne. Bize dedi ki :”Sen bırak arkadaşın kendisi alsın yemeğini!”

 

Minik öğrencimizin yaşadıklarını anlatmaya bugün de devam ediyoruz:

-Evet… Onunla birlikte yemekhaneye gidiyordum. Onun yemek almasına ben yardımcı oluyordum.

-Peki, bugün niye aynını yapmadın? Gidip arkadaşına niye yemek almadın?

Anneme ne cevap verecektim? Duygularımı içimde saklayamadım. Gözlerimden akan damlalara sahip olamadım. Yaşadığım o üzüntülü an gözlerimin önüne geldi. Annemden ise hiçbir şeyi saklamamalıydım:

-Öğretmenimiz izin vermedi anne. Bize dedi ki: ”Sen bırak arkadaşın kendisi alsın yemeğini!”

Öğretmenime “ama öğretmenim o yemek isteyemiyor” dedim.

Öğretmenim ısrar etti:

-İsteyemezse yemeğini de yiyemez. İsteyecek, dedi!

Arkadaşım da ben de çok korktuk. Öğretmenimin ikaz etmesi sebebiyle ona yemek istemeye gidemedim. O da yemek isteyemem diyerek yemek almaya gidemedi… Şey, yani gitti aslında da yemek isteyemedi… Hiç konuşmadan aşçı ustanın tabaklara koyduğu yemeklerden aldı. Ben de onun yanında konuşmadım. Aynını yaptım. Onun gibi yaparak ona arkadaş oldum. Ama ikimiz de çok üzüldük anne…

Annem benim gözlerimden akan yaşı sildi. Beni bağrına bastı. Benim “merhametli kuzucuğum” dedi. Ben de anneme sarıldım. Bir süre sonra annem bana dedi ki:

-Peki şimdiye kadar hep sen mi alıyordun arkadaşının yemeğini?

-Evet.

-Neden?

-Çünkü sınıfın ilk gününden beri onunla biz arkadaş olduk. O heyecanlanınca konuşamıyordu. Sınıftakiler onunla arkadaş olmak istemedi. Ben de onlara dedim ki:

-Sizin yaptığınız arkadaşlık değil. İnsan sınıf arkadaşına böyle yapar mı?

Bu sözüm üzerine o benim yanıma geldi. “Seninle birlikte oturabilir miyiz?” dedi. O günden sonra sınıfta onunla birlikte oturdum. Teneffüste de beraber oynadık. Öğle yemeklerine gittiğimizde de onun yemeğini de ben istedim. Onunla artık kanka olduk.

Ama öğretmenimiz bunu gördü ve benim ona yardım etmemi istemedi. Ben de çok üzüldüm. Arkadaşım da çok üzüldü…

Annem saçlarımı okşadıktan sonra gülümsedi. O gülümsediğinde anlarım ki aklında bir çözüm vardır. Benim annem çok akıllıdır. Zaten anlatmaya başladı bile:

-Şimdi ben anlatayım mı nasıl olduğunu, dedi.

Gözlerim sevinçten parladı… Annemi dinlemeye başladım:

“Aslında öğretmeniniz size doğru olanı yapmış” dedi. A aa? Annem öğretmenimizi haklı çıkarmıştı. Kaşlarımı çattım.

“Ama anne!” dedim. DEVAMI YARIN