İnsan mecbur değildir

Allahü teâlâ, insanın ihtiyari, tercih ettiği hareketini yaratmak için, insanın iradesini sebep kılmıştır.

Sual: İnsan, yaptığı ve yapacağı şeylerde mecbur mudur, irade ve tercih hakkı yok mudur?

Cevap: Allahü teâlâ, insanın ihtiyari, tercih ettiği hareketini yaratmak için, insanın iradesini sebep kılmıştır. Bu şart olmasa da, Allahü teâlâ yine yaratır. Fakat bu şart ile bu sebep ile yaratması âdetidir. Peygamberlerinde ve evliyasında bu âdetini bozarak sebepsiz de yarattığı çok görülmüştür. Peygamberlerde görülene mucize, evliyada görülene de keramet denir.

İnsanların işleri yalnız irade-i cüziyye ile meydana gelmez. Yani insanın her istediği vücuda gelmez. Yalnız Allahü teâlânın iradesi ile de yaratmak âdeti değildir. Bunun için, insanlar işlerinde mecbur değildirler. İnsan irade eder. Yani Allahü teâlâ kulun hareket etmesini ve kulun kendine verilen kudretini kullanmasını ister, Allahü teâlâ da, irade ederse, iş meydana gelir.

Sual: Aklı olan bir kimsenin, yaratılanları düşünerek iman etmesi kolay olmaz mı?

Cevap: İmanın altı şartından birincisi, Allahü teâlânın var ve bir olduğuna inanmaktır. Fen bilgisi olan akıllı bir kimse, bunu düşünerek kolayca anlayabilir. İmanın diğer şartları ve bütün ibadetler, bundan sonra öğrenilir. Allahü teâlâ, Kur’ân-ı kerimin birçok yerinde, kâfirleri, neden akıllarını kullanmadıkları için ve neden yerleri, gökleri ve kendilerini inceleyerek düşünmedikleri ve böylece imana kavuşmadıkları için, azarlamakta ve aşağılamaktadır. Ma’rifetnâmede deniyor ki:

“Büyük İslâm âlimi Seyyid Şerîf Cürcânî hazretleri, aklı olan, iyi düşünen bir kimse için, astronomi ilmi, Allahü teâlânın varlığını anlamaya, çok yardım eder diyor. İmâm-ı Gazâlî hazretleri de buyuruyor ki: Astronomi ve anatomi bilmeyen, Allahü teâlânın varlığını ve kudretini anlayamaz.”

Sual: İmanda ve amelde olan bidatlerin hiçbirinde, bir fayda olmaz mı?

Cevap: Hiçbir bidatte nur yoktur, ışık yoktur. Hiçbir hastaya şifa yoktur. Hiçbir hastaya da ilaç olamazlar. Çünkü, her bidat, ya bir sünneti yok eder, yahut sünnetle ilgisi olmaz.

Sual: Din bilgilerine inanmamak, İslam âlimlerini kötülemek, hafife almak, kişinin imanına zarar verir mi?

Cevap: İslam bilgilerine inanmamak, bunları ve din âlimlerini aşağılamak, onları hafife almak, alay etmek de, küfür yani imanın gitmesine sebep olur.

Osman Ünlü’nün önceki yazıları…


Comments are closed.