İslâm ahlâkı üç kısma ayrılır

Her Müslümanın, bir “İslâm Ahlâkı” kitabından veya bir rehberden, bunları iyi bilen bir kişiden, bu güzel ahlâkı öğrenmesi lâzımdır.

Her Müslümanın güzel ahlâk sahibi olması lâzımdır. İmanı en kuvvetli olan Müslüman, ahlâkı en güzel olandır. İşte bunun için her Müslümanın, bir İslâm Ahlâkı kitabından veya bir rehberden, bunları iyi bilen bir kişiden, bu güzel ahlâkı öğrenmesi lâzımdır. İslâm ahlâkı üç kısma ayrılır:

1. İnsanın yalnız iken, başkasını düşünmeden, işlerinin iyi veya kötü olduğunu anlatan ilimdir. Buna “ahlâk ilmi” denir. İnsan yalnız olduğu zaman da bu işlerini bildiği gibi yapar. Mesela yumuşak huylu, cömert, utangaç insan; yalnızken de, başkaları yanında da hep böyledir. Ahlâk ilmi, insanın böyle hiç değişmeyen iyi işlerini öğretir. Kötü huyları ve bunlardan kurtulmanın çarelerini arar.

2. İnsanın ev içinde, çoluk çocuğuna karşı hareketlerini inceler. Buna “ev idaresi âdâbı” denir.

3. İnsanın cemiyet hayatındaki vazifelerini, hareketlerini bildirir. Buna “sosyal terbiye” denir.

Güzel ahlâk, insanın hem bu dünyada hem âhirette rahat ve huzur içinde yaşamasını sağlar. İnsanın kurtuluşunu sağlayan iyi huyların sayısı çoktur. Bunların hepsinin esası ve özü, güzel huylu olmaktır… İnsanlarda bulunan bütün iyi huylar, dört esas iyi huydan doğar. Herkes bu dört iyi huyu ile övünür. Hatta soyu ile, yakınları ile övünen kimseler, onlarda bu huylar bulunduğu için övünürler. Bu dört ana huydan meydana gelen iyi huylar, sayısız denecek kadar çoktur. Bu dört huy; hikmet, şecâat, iffet ve adalettir

Hikmetten zekâ, çabuk kavrayışlılık, zihin açıklığı, dikkatli olmak, haddini aşmamak, çabuk hatırlamak gibi güzel huylar ve melekeler doğar.

Şecaatten; ağırbaşlı olmak, yiğitlik, dinde gayretli olmak, sıkıntılara katlanmak, yumuşak huylu olmak, vatanı ve dini korumak için yapılan harplerde mukavemet göstermek, iyi işleri başarmak için çalışmaktan yılmamak, büyüklük göstermemek gibi güzel huylar doğar.

İffetten; kötü iş yapınca utanmak, acımak, iyilik etmek, iyi huylu olmaya çalışmak, münakaşa etmemek, nefsine hakim olmak, sabır, kanaat, ağırbaşlı olmak, kusurlu ve gevşek olmaktan sakınmak, intizamlı yaşamak, herkesin hakkını gözetmek, cömertlik, kerem ve ihsan sahibi olmak, kendinin muhtaç olduğu malı, muhtaç olan kimselere vermek, affetmek, iyilik etmeyi sevmek, başkalarına yardımcı olmak, herkesle iyi geçinmek, başkasının kabahatlerini, kusurlarını görmezlikten gelmek gibi güzel huylar doğar.

Adaletten de; arkadaşının rahatını istemek, din kardeşleriyle ülfet ve sevgi hâlinde bulunmak, sözünde durmak, herkesin sıkıntıdan kurtulmasına çalışmak, akrabayı ve yakınlarını gözetmek, ziyaret ve yardım etmek, iyiliğe karşı iyilik etmek, alışverişte hakkı gözetmek, yaptığı iyiliği başa kakmamak, arkadaşlarını sevip hediye vermek ve kendini onlara sevdirmek, Allahü teâlânın takdir ettiğine razı olup tevekkül etmek ve yoktan var eden ve her türlü nimeti bağışlayan, görünür görünmez kazalardan ve belalardan koruyan Allahü teâlâya ibadet etmek gibi güzel huylar doğar.

Hasan Yavaş’ın önceki yazıları…


Comments are closed.