Çocuk için akika kesmek

Akika, çocuk nimetine karşılık, Allahü teâlâya şükretmek niyeti ile hayvan kesmektir. Sual: Akika nedir, niçin kesilir, belli bir zamanı var mıdır, Kurban Bayramında da kesilebilir mi ve etini kimler yiyebilir? Cevap: Akika, çocuk nimetine karşılık, Allahü teâlâya şükretmek niyeti ile hayvan kesmektir. Çocuğa nafaka vermesi vacip olan kimsenin, yedinci günü…

Devamını oku

Herkesi kötü bilenin kendisi kötüdür!

Vehb bin Münebbih hazretleri, Tâbiîn devrinde yetişen tanınmış hadîs âlimidir. 124 (m. 737) de San’ada vefât etti. Bu zât anlatıyor: Dâvud aleyhisselâm; “Yâ Rabbî! Seni aradığımda nerede bulurum?” diye sordu. Allahü teâlâ; “Ben, benden korkularından dolayı kalpleri titreyip ürperen kimselerle berâberim!” buyurdu. Sonra da; “Ey Dâvud! Hangi kulun günâhını affetmeyi…

Devamını oku

Tövbe etmeyen kendine zulmetmiş olur…

Bir iş yapan ve onun kötü olduğunu gören herkesin pişman olup, tövbe etmesi vâcib olur. Nâmıkî Câmî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. 1049 (H.441) senesinde Horasan’da doğdu. 1142 (H.536) senesinde vefât etti. Yirmi iki yaşında iken tövbe etmek nasîb oldu. O yaşa kadar arkadaşları ile içerdi. Sonra tövbe edip dağa gitti. Nice…

Devamını oku

Sürgünde ölen padişah Sultan Vahideddîn Han

Vahideddîn Han; acı ve sıkıntı içinde geçen bir sürgün hayâtından sonra, 16 Mayıs 1926’da İtalya’da San Remo’da vefat etti. Bugün, Sultan Vahideddîn Han’ın vefat yıl dönümüdür efendim… Din bilgisi vatan sevgisi pek çok olan Vahideddîn Han, İngilizlerin Türk ve İslam düşmanı olduğunu iyi biliyordu. Onu, İngilizlerin propagandasıyla “vatan haini” ilan…

Devamını oku

Çok zayıf hayvan kurban olmaz

Boynuzu kırık veya boynuzsuz, uyuz, burulmuş olan hayvanı kurban etmek caizdir. Sual: Zayıf veya gözleri görmeyen bir hayvanı, kurban olarak kesmek uygun olur mu? Cevap: Fıkıh kitaplarında; “Bir gözü görmeyen, topal olup yürüyemeyen, dişlerinin yarısı yok olan, gözünün, kulağının veya kuyruğunun çoğu, ön veya arka bir ayağı kesilmiş olan, çok…

Devamını oku

“Bundan daha büyük nimet olur mu?”

Tâbiîn’in meşhur âlimlerinden Ubeyde bin Muhâcir hazretleri, aslen Rum’dur. 112 (m. 730) da vefât etti. Bir defâsında ticâret için Azerbaycan’a gitmişti. Bir akşam vakti, gecelemek üzere nehir kenarında bir yere çekildi. Ve bir hâdiseye şâhit oldu. Yâni bizzat yaşadı. Kendisi şöyle anlatıyor: Yakınımda, devamlı Allahü teâlâya hamd eden birinin sesini…

Devamını oku