Müslüman, her canlıya merhamet duyar…

Yezid bin Ebî Habîb hazretleri, Tâbiîn’in büyük âlimlerinden olup, 128 (m. 745) târihinde Mısır’da vefât etti. Aslen Sûdanlıdır. Bu zât, bir gün hastalandı. Vâli, ziyâretine geldi. Hürmetlerini arz edip; “Geçmiş olsun” dedi. Ve bunun ardından; “Üzerinde pire kanı bulunan elbise ile namaz kılınır mı?” diye fıkhî bir mesele sordu bu…

Devamını oku

“Tasavvuf ehli, aynı toprak gibidir”

“Tasavvuf; hakîkatlere sarılmak, derin, ince, manâlı konuşmak ve insanlardan bir şey beklememektir.” Seyyid Nûbânî hazretleri son devir Osmanlı evliyasındandır. 1904 (H.1322) senesi Kudüs yakınındaki Mezra köyünde vefât etti. Yûsuf Nebhânî eserlerinde ondan sıkça bahseder. Bu mübarek zat sohbetlerinde buyurdu ki: Ma’rûf-i Kerhî hazretleri buyurdu ki: “Tasavvuf; hakîkatlere sarılmak, derin, ince,…

Devamını oku

Fitne ve fesat çıkarmak harâmdır

Fitne; ayrılık, karışıklık, kargaşa, insanı hak ve hakîkatten saptıracak şey; Fesâd da, Bozukluk, karışıklık, fitne, anarşi, ma’nâlarında kullanılan bir terimdir. Allahü teâlâ, fitnenin kötülüğünü Kur’ân-ı Kerîm’de meâlen şöyle beyân buyurmaktadır: “Fitne, adam öldürmekten daha beterdir.” (Bakara sûresi, 191) Enfâl sûresinde de meâlen şöyle buyurulmuştur: “Bir de öyle bir fitneden sakının…

Devamını oku

“Zikir, İslâmiyet’e uymaktır”

Vehb bin Münebbih hazretleri, Tâbiîn devrinde yetişen tanınmış hadîs âlimidir. Bu zât anlatıyor: Îsâ aleyhisselâm, yanında havârîleri olduğu hâlde bir köye uğradı. Orada, herkesi ölmüş bir vaziyette görünce; “Bunlar toplu hâlde öldüklerine göre Allah’ın gazabına uğramışlar” dedi. Ve o ölülerden birine; “Allah’ın izniyle kalk!” diye seslendi. Bir ölü dirildi ve;…

Devamını oku

İyi arkadaş, iki cihân için büyük saâdettir

İyi arkadaş, insanı derekelerden (aşağılıklardan) derecelere (yüksekliklere) ulaştırır… Ebü’l-Abbâs Necibî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. Endülüs’te (İspanya) İşbiliye’de (Sevilla) doğdu. Mısır’da vefât etti. Önce İşbiliye’de İbn-i Âs isimli zâtın derslerini tâkib etti. Sonra büyük âlim ve velî Câfer Endülüsî’nin hizmetine girdi. Onun sohbetlerinde olgunlaştı ve icazet verilerek talebe yetiştirdi. Endülüs’te sultanın kendisine…

Devamını oku

Ömrün ve vaktin kıymetini bilmek…

Hadîs-i şerifte buyuruldu ki: “İki büyük nimet vardır ki insanların çoğu onların kıymetini bilmez: Sağlık ve boş vakit.” Dünya hayatı çok kısadır. Âhirette kavuşulacak ebedî nimetler, bu kısa hayatta yapılan çalışmalara bağlıdır. Hadîs-i şerifte, “Dünya âhiretin tarlasıdır” (Buhârî) buyurulmuştur. İnsan burada ne ekerse âhirette onu biçecektir. İnsanın ömrü çok kıymetli…

Devamını oku