Zekât, malı zarardan korur

Hadis-i şerifte meâlen buyuruldu ki: “Zekât vererek, malınızı zarardan koruyunuz!” Sual: Ticaret malı veya toprak mahsulü olsun zekâtı verilmeyen mallar, paralar, mahşer günü, sahiplerine azap olarak yüklenecektir deniyor, bu doğru mudur? Cevap: Zekât vermek, Kur’ân-ı kerimin 32 yerinde, namazla birlikte emredilmektedir. Tövbe suresinin 34. âyet-i kerimesinde meâlen; (Malı, parayı biriktirip…

Devamını oku

İnsanlardan yiyecek, giyecek istemek

Aç veya hasta olanın, oturacak evi olsa da, yiyecek istemesi caizdir. Sual: Aç, susuz olan bir kimse, başkalarından yiyecek, içecek ve başka temel ihtiyaçlarını isteyebilir mi? Cevap: Bir günlük yiyeceği bulunan kimsenin ve hiç yiyeceği yok ise de, sağlam, çalışacak, ticaret edecek hâlde olan kimsenin, yiyecek, içecek veya bunları almak…

Devamını oku

“Cenâb-ı Hak bizi affeder mi?”

Hammad bin Seleme hazretleri, Tebe-i tâbiînin büyüklerinden olup hicrî 167 (m. 783)’de câmide namaz kılarken vefât etti. Pek çok ibâdet yapardı. Şöyle ki; Kendisine, “yarın öleceksin” deseler, ancak o kadar yapabilirdi. Bir şey sormak için gelenlere, sormadan cevap verirdi… ● ● ● Bir gün Süfyân-ı Sevrî hazretleri; “Ey Hammad! Cenâb-ı…

Devamını oku

“En büyük hayır ve iyilik Resûlullah’a uymaktır…”

Sohbet yakınlık için, yakınlık nîmet için, nîmet lezzet için, lezzet ise kavuşmak içindir. Seyyid Abdülvehhâb Buhârî hazretleri Hindistan’da yaşayan evliyânın büyüklerindendir. 1525 (H. 932)’de Delhi’de vefât etti. Mültan’da, Seyyid Sadreddîn Buhârî’den naklî ilimleri ve tasavvuf ilmini tahsil edip, yüksek derecelere kavuştu. Delhi’ye giderek talebe yetiştirdi. Hocası Seyyid Sadreddîn Buhârî’den şu…

Devamını oku

İnsan, Rabbini tanımazsa!..

İtiraf edelim ki; vücudumuza verdiğimiz önemi, ruhumuzdan esirgiyoruz. Bundan dolayıdır ki huzur ve mutluluk da bulamıyoruz… İnsanlar iki şeyden meydana gelmiştir. Biri “ruh”, diğeri ise “ceset”tir. Bunlar beraber oldukça yeryüzünde yaşama imkânı olur. Ruh bedenden ayrılınca, bedenin hiçbir değeri kalmaz… İnsan, ruhuyla insandır. O, ölmez. Bedenimiz, ruhumuz için bir binek…

Devamını oku

“Allah’ım, bize dünyâda da âhirette de iyilik ver”

Hamîd-üt-Tavîl hazretleri, Tâbiîn’in meşhur hadîs âlimlerindendir. Basra’da yaşadı ve 143 (m. 761)’de namaz kılarken vefât etti. Bu zât rivâyet ediyor: Peygamberimiz “aleyhisselâm”, bir gün çok zayıf, kuş yavrusu gibi olmuş bir kişiye rastladı. Dikkatini çekmişti. O kişiye dönüp; “Sen Allahü teâlâdan bir şey istiyor muydun?” diye sordu. O kimse cevâben;…

Devamını oku