Kadir gecesi

“Biz Kur’ânı sana Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesi bin aydan daha hayrlıdır.” Sual: Kadir gecesi, niçin değerlidir, kıymetlidir, diğer gecelerden farkı, özelliği nedir? Cevap: Kıymetsiz, değeri olmıyan bir şey, kıymetli bir kimsenin vermesi ile değerli olur. Kadir gecesi bütün geceler gibi bir gece olmasına rağmen; Allahü teâlâ kıymet verdiği için;…

Devamını oku

Öfkesini yenen kahramandır!

Bir gün Fudayl bin İyâd hazretlerinin huzûruna sevdiği bir kimse geldi ve; “Efendim! İyi bir Müslüman nasıl olur” diye sordu. Hazret-i Fudayl; “İyi bir Müslüman; hiç kimseyi gıybet etmez, kimseye sû-i zanda bulunmaz, kimseyi kötü bilmez ve hiç kimseyle alay etmez” buyurdu. O kimse sordu: “Başka efendim?” Buyurdu ki: “İyi…

Devamını oku

Rızâ gösterilen fakirlik, zenginlikten üstündür…

Kişi mecbur kalırsa, başkasından bir şey isteyebilir. Zengin kimsenin istemesi doğru değildir… Hâce Vâlâpîr hazretleri Hindistan’da yetişen büyük velîlerdendir. On yedinci asrın ilk yarısında Pâni-püt şehrinde vefât etti. Babası meşhûr âlim ve evliyâ Abdülkuddûs hazretleridir. Babası meşhûr âlim ve evliyâ Abdülkuddûs hazretleridir. Onun feyzlerinden istifâde etti. Sayısız kerâmetleri görüldü. Bir…

Devamını oku

Kâinat, Yüce Allah’ın varlığının açık delilidir

Kâinattaki mükemmel ahenk ve intizam; her şeyi yaratan, Allahü teâlânın varlığına açıkça şahitlik etmektedir. Zerreden güneşe kadar kâinattaki bütün varlıklar büyük bir ahenk, nizam ve intizam içindedir. Bu ahenk ve intizamın tesadüfen meydana gelmesi asla mümkün değildir. Kâinata dikkatle bakan bir insan, varlıkların kendi kendilerine olamayacağını; onları yoktan var eden,…

Devamını oku

Kefaret orucu tutamayacak kimse

Altmış gün kefaret orucunu tutamayacak olan kimse, altmış fakire bir gün doyurur. Sual: Kefaret borcu olup da, çok yaşlı olan veya devamlı hasta olanlar, bu kefaret borçlarını nasıl öderler? Cevap: Devamlı hasta veya çok yaşlı olup, altmış gün kefaret orucunu tutamayacak olan, altmış fakire bir gün doyurur. Aç olan altmış…

Devamını oku

“Cehenneme girmemenin yolu nedir efendim?”

Evliyânın büyüklerinden Fudayl bin İyâd hazretleri, 187 (m. 803) yılında Mekke’de vefât etti. Hârun Reşid, bir gün Fudayl bin İyâd hazretlerine geldi. Nasîhat istedi. Hazret-i Fudayl; “Ey Hârun! İyi bil ki, senin şu güzel yüzün Cehennemde yanar da çirkinleşir” buyurdu. Hârun ağlamaya başladı! Büyük velî devâm etti: “Ey Hârun! Milletine…

Devamını oku