Zâhiri halk, bâtını ise Hak ile olanlar…

“Tasavvufun başı ilim, ortası amel, sonu ise Allahü teâlânın lütuf ve ihsânı olan mânevî ilimdir…” Ebü’n-Necîb Sühreverdî hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerinden olup kerâmetler sâhibi velîlerdendir. 1097 (H.490) senesinde İran’ın Sühreverd kasabasında doğdu. İlim öğrenmek için gençliğinde Bağdad’a gitti. Fıkıh ilmini Es’ad Mühenî’den, hadîs ilmini Ali bin Neyhan’dan tahsil etti.…

Devamını oku

Az yiyenin vücudu sıhhatli olur…

Açlıkta arzular kırılır, nefsimiz uysallaşır, serkeşliği kalkar. Çok yemek, gafleti doğurur. Tok olan şefkatsiz ve merhametsiz olur. Efendim, oruç, yalnız aç ve susuz kalmak değildir. Bir hayvanı veya inanmayan bir kimseyi bir odaya hapsedip aç, susuz bırakmakla oruç tutturulmuş olmaz. Orucun, sabır, şükür, nefis terbiyesi gibi diğer ibadetlerle irtibatı vardır.…

Devamını oku

Nafile ibadetlere de çok sevap verilir

Bu ayda ibadet ve iyi iş yapabilenlere, bütün sene, bu işleri yapmak nasip olur. Sual: Ramazan ayında yapılan hayırlara, verilen sadakalara, çekilen tesbihlere, daha mı çok sevap verilir? Cevap: Konu ile alakalı olarak İmâm-ı Rabbânî hazretleri, Mektûbât kitabının 1. cilt 45. mektubunda buyuruyor ki: “Ramazan-ı şerif ayında yapılan nafile namaz,…

Devamını oku

“Nefsine sultân ol!..”

Hârun Reşid, bir gün Fudayl bin İyâd hazretlerine geldi. Ve nasîhat istedi. Hazret-i Fudayl; “Ey Hârun! Sen şimdi Sultânsın. Ama asıl sultânlık; nefsine hâkim olup bir günah işlememektir” buyurdu. Ve devâm etti: Ey Hârun! Hazret-i Abbâs, bir gün Resûl-i ekrem Efendimize gelerek “Beni bir kavim üzerine emîr yap!” diye arz…

Devamını oku

Gaflet içinde yapılan duâ kabul olmaz!..

Duâ ihtiyâcı gideren, saadete kavuşturan kapının anahtarıdır. Bu anahtarın dişleri, helâl lokmadır. Seyyid Alizâde Yakûb Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Bursa’da doğdu. Asrının âlimlerinden okudu. Sonra Bursa’da çeşitli medreselerde müderrislik yaptı. 931 (m. 1524) senesi hac dönüşü, Mısır’da vefât etti. İmâm-zâdenin “Şir’at-ül-İslâm” adındaki eserine, güzel bir şerh yazdı. Adını; “Mefâtîh-ül-Cinân ve mesâbîh-ül-Cenân”…

Devamını oku

Dostlarla yemek yemek ve iftar vermenin fazileti

Hazreti Ali (radıyallahü anh) buyurdu ki: “Dostlara yedirdiğim bir ekmek, fakirlere verdiğim beş ekmekten daha kıymetlidir.” İnsanlara yemek yedirmek çok sevaptır. Hele oruçluya yedirmek daha çok sevaptır. Oruç tutanın sevabı kadar sevab alır, oruçlunun sevabından eksilme olmaz. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Efendimiz, “Ramazan ayında bir oruçluyu su ile iftar…

Devamını oku