Dinden uzaklaşmak felaket getirir!

İspanyollar; İslam ahlakından uzaklaşan Endülüs’te Gırnata şehrini alıp Müslümanları öldürdüler. Sual: İnsanların, Allahü tealanın emir ve yasaklarını dinlememesi, bunlardan uzaklaşması, bunların felaketi mi olmuştur? Cevap: Bu konuda Kâmûs-ül-a’lâmda deniyor ki: “Endülüs Sultanı Üçüncü Abdurrahman, memleketini genişletti, kuvvetlendirdi. Fas’ta hükûmet süren İdrîsîleri, Fâtımîlere karşı destekledi. Bunları hükmü altına aldı. Mükemmel donanma…

Devamını oku

“Kendinizi hiç kimseden üstün görmeyin!”

Büyük velîlerden İbrâhim bin Usayfir hazretleri, 942 (m. 1535) senesinde Kâhire’de vefât etti. Bu zât bir gün sakaları gördü yolda. Ve çağırdı onları. Geldiler yanına. Onlara, medresenin etrafındaki hendekleri gösterip; “Sularınızı buralara dökün!” buyurdu. Birbirlerine baktılar. Emrini de yaptılar. Ama bu işin hikmetini bir türlü anlayamadılar!?. Tâ ki, gece yarısı…

Devamını oku

Doğru ile yanlışı ayıran biricik ölçü, İslâmiyettir…

Tasavvuf yolunda ilerlemek için, kâmil bir rehberin kontrolü lazımdır. Abdullah-ı İlâhî hazretleri Anadolu evliyâsının büyüklerindendir. Kütahya’nın Simav ilçesinde bir köyde doğdu. İlk tahsîlini Simav’da tamamladıktan sonra İstanbul’a gitti. Zeyrek Medresesinde tahsilini tamamladı. Bilahare Semerkant’a gitti. Orada Silsile-i aliyye büyüklerinden Hâce Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin sohbetlerinde kemale geldi. Tasavvufta yüksek derecelere kavuşarak…

Devamını oku

Kıymetli vakti, kıymetli işle geçirmek lazımdır!

Kötülüklerden uzaklaştırmayan namaz, görünüşte namazsa da, doğru namaz değildir. Ama doğru kılıncaya kadar, görünüşü de bırakmamalı. Din büyüklerimiz buyuruyor ki: “Ömrümüzden geçen her saniye çok kıymetlidir, bir daha asla geri gelmez. Müslümanın imandan sonra en kıymetli varlığı vaktidir. Bu yüzden, en kıymetli olan vakti, en kıymetli işle geçirmek lazımdır. Bunlardan…

Devamını oku

İnsanları bir arada tutan kuvvet

Osmanlı Türklerini, Viyana kapılarına götüren kuvvet, İslam dininin ışıklı yolu idi… Sual: Değişik ırk ve dinden olan insanları, bir arada tutmak beraber yaşamalarını temin etmek mümkün müdür? Cevap: İnsanlık tarihinin başından itibaren, değişik zamanlarda, çeşitli kavimlere mensup olan insanları, bir arada tutmak mümkün olmuştur. Çünkü tarihin her devrinde, türlü kanı…

Devamını oku

Eden, kendine eder!

Büyük velîlerden İbrâhim bin Usayfir hazretleri, 942 (m. 1535) senesinde Kâhire’de vefât etti. İyilerin düşmanı çoktur. Bu zâtı da sevmeyenler vardı. Hele biri vardı ki, çok üzüyordu onu. Ama haddini aştı adam… Hakâretlerini gittikçe arttırdı. Bu defâ kalbi incindi mübâreğin… Gadaba gelip; “Eden, bulur!” dedi. O böyle buyurduğu anda, o…

Devamını oku