“Tamahkârlık kalbi mühürler, o kalp ise artık ölüdür!..”

“Tamahkâr, aç gözlü insan tamah zincirine bağlanmış ölüye benzer! Mümin tamahkâr olmaz…” Ebû Muhammed Antâkî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Miladi sekizinci asırda Antakya’da yaşadı. Yûsuf Esbât’ın derslerinde yetişti. İlim ve feyiz aldı. Tasavvufta evliyânın büyüklerinden Süfyân-ı Sevrî hazretlerinin yolunu tâkib etti. Horasan’dan Feth bin Şehraf isminde bir sevdiği geldi ve kendisinden…

Devamını oku

Dünyada rahatlık yoktur!..

Dünya, rahatlık, huzur ve saâdet yeri değildir. Bir gün huzur bulsak, birkaç gün huzursuz oluruz. Hiçbir sıkıntımız olmasa bile, sevdiklerimizin sıkıntıları bizi üzer… Bir adam, arkadaşına şöyle dua eder: “Allahü teâlâ sana hiç sıkıntı vermesin!” O da, “Sen benim ölümümü istiyorsun” diye cevap verir ve ilave eder: “Dünyada yaşayıp da…

Devamını oku

Soğan sarımsak yiyenin camiye gitmesi…

Mescide giderken çiğ soğan, sarımsak yemek, tenzihen mekruhtur. Sual: Soğan, sarımsak gibi koku yapan şeyleri yiyerek camiye veya toplum içine gitmenin dinen bir mahzuru var mıdır? Cevap: Hadis-i şerifte; (Soğan, sarımsak yiyen, mescidimize gelmesin!) buyuruldu. Çünkü, melekler pis kokudan incinir. Pırasa gibi pis kokulu şeyleri yiyenler ve cüzzam, baras hastaları,…

Devamını oku

“Burada, tam sekiz evliyâ var!”

Irak’ta yetişen evliyânın büyüklerinden Ebû Bekr bin Hüvârâ hazretlerine, bir gün bâzı sevdikleri gelerek; “Efendim, Irak’ta meşhur evliyâlardan kimler var?” diye sordular. Cevâbında; “Bu yerde, tam sekiz evliyâ vardır” buyurdu. Ve saydı her birini tek tek. Ancak sonuncusunu, hiç kimse işitmemişti. Zîrâ sekizinci olarak Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerini saymıştı. Merak ettiler.…

Devamını oku

Günâhları küçük görmekten daha zararlı bir şey yoktur!..

“Günâhların küçüklüğünü değil de, kimin koyduğu yasakları çiğnemekte olduğunu düşünüp, hayâ etmelidir.” Zağbî Abdullah Efendi son devir Osmanlı evliyasındandır. Beyrut ve Trablus’ta yaşadı. 1900 (H.1318) senesinde vefât etti. Seyyid olup nesebi Seyyid Abdülkâdir Geylânî hazretlerine dayanır. Tasavvufta da onun yolu olan Kâdirî tarîkatında yetişip kemâle erdi. Sohbetlerinde buyurdu ki: “Öyle…

Devamını oku

Namazları cemâat ile ve huşû ile kılmalıdır

Müminûn sûresinde meâlen buyuruldu ki: “Müminler herhâlde kurtulacaktır. Onlar, namazlarını huşû ile kılanlardır.” İslam âlimi ve büyük velî İmâm-ı Rabbânî hazretleri (Mektûbât)’ında buyuruyor ki: “İnsana önce îtikâdını, îmânını düzeltmek lâzımdır. Bundan sonra, sâlih, yarar işleri yapmak lâzımdır. İbâdetlerin hepsini kendinde toplayan ve insanı Allahü te âlâya en çok yaklaştıran yarar…

Devamını oku