“Ne olur, kızımı kurtarın!..”

“Ne olur, kızımı kurtarın!..” Seyyid Nur bedayuni hazretleri, Hindistan evliyasının büyüklerindendir… Başı derde düşen, ona koşuyordu o devirde. Bir gün de yaşlı bir “kadın” geldi huzuruna. Ağlayıp inliyordu! Büyük veli sordu: “Hayrola bacım, ne oldu?” “Cinler kızımı kaçırdılar efendim… Çaresiz buraya geldim, ne olur, bir himmet edin, yardım edin de…

Devamını oku

Müslümanları Viyana kapılarına götüren kuvvet

Müslümanları Viyana kapılarına götüren kuvvet Osmanlı Türklerini, Sakarya kenarından, kısa bir zamanda, Viyana kapılarına götüren kuvvet, İslam dininin, ruhu ve bedeni tekâmül ettiren ışıklı yolu idi.  Müslümanlar niçin geri kaldı -1- Tarihin her devrinde, türlü kanı taşıyan, türlü dil konuşan, başka başka âdet ve ananelere bağlı olan milyonlarca insanın, aralarındaki…

Devamını oku

“Mal da yalan, mülk de yalan…”

“Mal da yalan, mülk de yalan…” Zavallı anam ahir ömründe bir başına kalmıştı. Ama daha önemlisi bakıma muhtaç olmasıydı.   Yaşlı babam öleli de üç sene olmuştu. Zavallı anam ahir ömründe bir başına kalmıştı. Ama daha önemlisi bakıma muhtaç olmasıydı. Haftada ya da on günde bir ziyaretine gittiğimde, evini ocağını…

Devamını oku

“Günahımın bir anlık lezzetine aldandım!”

“Günahımın bir anlık lezzetine aldandım!” Ölümden nasıl kaçarım. Kaçsam bile o mutlaka bana yetişecektir. Ben nasıl ölümü unutabilirim. Ben unutsam bile, ölüm beni unutmaz!   Yâkubzâde Mehmed Efendi Halvetî şeyhlerindendir. Bursa’nın Karaağaç Mahallesinde doğ­du. Aynı mahalledeki Halvetî Tekkesi şey­hi Yâkub Efendi’nin oğludur. Babasının ya­nında sülûkunu tamamladı ve ondan ica­zetname aldı,…

Devamını oku

Yemek helâldi, ama niyeti bozuktu!

Yemek helâldi, ama niyeti bozuktu! Seyyid Nur Bedayuni hazretleri “rahmetullahi aleyh”, Hindistan’ın Bedevan şehrinde dünyaya geldi. Çok büyük âlimdi. Hem de evliyâ idi. Ayrıca, “silsile-i aliyye” denilen velîler zincirinin bir halkasıdır. Bir gün zenginin biri, yemek ikram etmişti bu zat ile talebelerine. Kabul edip geldiler. Ancak o, hiç yemedi. Talebeler…

Devamını oku

“Kısmetinde olan kaşığında çıkar…”

“Kısmetinde olan kaşığında çıkar…” Cömertliği ile meşhur olan Fatih Sultan Mehmet Han’ın Sadrazamı Mahmut Paşa’nın verdiği iftarlar çok farklı idi… Onun iftarında nohutlu pilavın yeri başkaydı! Çünkü!..   Mübarek günlerdeyiz, fırsatları iyi değerlendirelim. Bu ayda iftar vermek çok sevaptır. Çevremizdeki fakir ve yetimleri, Öğrenci Yurtlarında kalan ve geleceğin teminatı olan gençlerimizi…

Devamını oku