“Bu kapıya eğri odun yakışmaz”

“Bu kapıya eğri odun yakışmaz” Bir Hak âşığı olan Yûnus Emre, genç yaşta Tapduk Emre hazretlerine talebe oldu… Senelerce hocasına dağdan odun taşıdı. Getirdiği odunlar gerilmiş ip gibi düzgündü…     Bugün “Yûnus Emre Kültür Haftası” başladı. Biz de bu vesileyle bir nebze bu Yûnus Emre hazretlerinden bahsetmek istedik siz değerli okuyucularımıza… Tasavvuf ehli bir…

Devamını oku

“Kefil getirmeye ne gerek var?”

“Kefil getirmeye ne gerek var?” “Firma yetkililerinden istenilen miktar ürün iki kamyonu dolduracak kadar çoktur…”   Anlatacağım hatıra, doğrudan benimle değil otuz kırk sene önce gerek evimi, gerekse otelimizi yaptırırken, demir doğrama işlerini yaptırdığım, sanatkâr ruhlu, çok dürüst ve çalışkan bir demirci ustasıyla ilgilidir. Ben hatırada sözü geçen isimleri değiştirerek…

Devamını oku

“Nefsimin eline öyle düşmüşüm ki!..”

“Nefsimin eline öyle düşmüşüm ki!..” “Ey Rabbim! Mîzanda ancak sen, lütfunla günahlarımı af ve mağfiret edersin. Nefsimin eline öyle düşmüşüm ki, doğanın eline düşmüş topal serçe gibiyim.”   Ali Harîrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Doğum târihi belli olmayıp, 645 (m. 1247) senesinde Şam’da vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki: “Allahü teâlâ, velinin kabrinde,…

Devamını oku

Her türlü oyunu oynamak

Her türlü oyunu oynamak Her türlü teganni, yani çalgı ile şarkı söylemek ve dinlemek haramdır. Ansızın işitir ve oradan kaçarsa günah olmaz.     Sual: Her türlü oyunu kumarsız olarak oynamanın, çalgılı şarkılar dinlemenin dinimiz açısından bir mahzuru var mıdır? Cevap: Konu ile alakalı olarak Fetâvâ-yı Hindiyyede deniyor ki: “Her…

Devamını oku

“Rüyamda cennete girdim!”

“Rüyamda cennete girdim!” Hazret-i Ümmü Süleym’in “radıyallahü anhâ” faziletleri çoktur. Efendimize hizmeti fazladır. Hanımlarına da hizmet etti. Çok duâlarını aldı. Efendimiz bir gün; “Rüyamda cennete girdim. Bir de baktım ki, Ebu Talha’nın hanımı Ümmü Süleym de oradaydı” buyurdular. Resulullah’ı çok severdi. Efendimiz de onu severdi. Hanımlarından başka kimsenin evine gidip…

Devamını oku

“Abdest almasını sizden öğrendim”

“Abdest almasını sizden öğrendim” Hazret-i Hasan ve hazreti Hüseyin bir gün çölde gidiyorlardı. Bir ihtiyârın abdest aldığını gördüler. Ancak, adamcağız abdesti doğru almıyor, şartlarına uymuyordu.     Câhil kimseler, ahmaklar, din bilgisi olmayanlar, lüzumsuz kızmaya, bağırıp çağırmaya “erkeklik” ve “izzet-i nefs” diyorlar. Gadab kötü huyunu süslüyorlar, güzel göstermeye çalışıyorlar. Kızmanın, sinirlenmenin iyi olduğunu…

Devamını oku