Oğlunun durumundan habersizdi!..

Oğlunun durumundan habersizdi!.. “Babası oğlunun durumunu öğrenince çok üzüldü. Demek ki adamcağızın hiçbir şeyden haberi yoktu…”     Elazığ-Maden’den hemşehrimiz çıkan o gencin bu samimi açıklamaları üzerine, o yıllarda zar zor bulduğumuz o evden de vazgeçmek zorunda kaldık. Evi silip süpürdüğümüz de yanımıza kâr kaldı!.. Gittim anahtarı Beşiktaş’taki emlakçıya teslim…

Devamını oku

“Size burayı vermezler!”

“Size burayı vermezler!” Gence nereli olduğunu sordum. “Elazığ/Maden ilçesindenim” deyince bir ışık belirdi gözümde!..   Kadıncağızın kendi elleriyle teslim ettiği anahtarı, birkaç ay içinde tekrar vazgeçip istemesi üzerine, yeni taşındığımız kiralık evden de çıkmak zorunda kalmıştık… Başladık ailecek kara kara düşünmeye. Geceleri uyku tutmuyordu. Gündüzleri gözlerimiz apartman pencerelerinde “kiralık” yazısı arıyordu… Derken…

Devamını oku

Kabul olan dua belâyı defeder!

Kabul olan dua belâyı defeder! Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: “Kader, tedbir ile, sakınmakla değişmez. Fakat kabul olan duâ, o belâ gelirken korur.” Duânın belâyı defetmesi de, kaza ve kaderdendir.       Ebül-İhlâs Şernblâlî hazretleri Hanefî fıkıh âlimidir. Kahire’de, Câmi’ul-ezherde müderris idi. [994]’de doğdu, 1069 [m. 1658] senesinde Mısır’da vefât etti. (Dürer) hâşiyesi kitabında buyuruyor…

Devamını oku

Mal, mevki sahibi olmak

Mal, mevki sahibi olmak Helalden kazanılan ve zekâtı verilen mal, para, ne kadar çok olursa olsun, makbuldür.   Sual: Dinimizde kazanarak çok mal, mevki sahibi olmak uygun değil midir? Cevap: Müslümanlıkta çok mal ve mevki sahibi olmak kötü değildir. Haram yollardan ele geçen mallar, paralar, az olsalar da, habistir, kötüdür,…

Devamını oku

Her şeye hizmetle kavuştum

Her şeye hizmetle kavuştum Şeyh Tâc hazretleri, Hindistan’ın büyük velilerindendir… İlk hocası Şeyh İlah-bahş hazretleriydi. Bu zat bu genci gördü. Ona şefkatle baktı ve; “Ey Tâc! Bir kimseyi talebeliğe kabul etmeden evvel, ona odun ve su taşıtmak, yolumuzun âdetidir… Bunun için sen bir müddet mutfağa su taşımakla meşgul ol” dedi.…

Devamını oku

İslam düşmanlarını sevmemelidir!..

İslam düşmanlarını sevmemelidir!.. İslâmiyete karşı duranları ve Müslümanlara düşman olanları sevmemek, bunları düşman bilmek farzdır. Cizye vermeyi kabul edenleri de, sevmemek farzdır.   İmanın sahih ve makbul olmasının şartları -3- İmanın doğru ve kabul olması için, İslam düşmanlarını asla sevmemelidir. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki: (İmânın temeli ve en kuvvetli…

Devamını oku