“Lânet etmek için gönderilmedim!..”

“Lânet etmek için gönderilmedim!..” Resûlullah Efendimiz buyurdu ki: “Lânet etmek için gönderilmedim. Hayır duâ etmek için, her mahluka merhamet etmek için gönderildim.”   Abdurrahmân Tilmsânî hazretleri tefsîr ve hadîs âlimlerinin büyüklerindendir. 757 (m. 1356)’da Cezayir’de doğdu. 826 (m. 1423)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları: Uhud gazâsında Resûlullah efendimizin (sallallahü aleyhi…

Devamını oku

Hiçbir insanın kalbini incitme!

Hiçbir insanın kalbini incitme! Allahü teâlâya kalbin yakın olduğu kadar hiçbir şey yakın değildir. Asi de olsa hiçbir insanın kalbini incitmemelidir. Çünkü, asi olan komşuyu da korumak lâzımdır.   Kalp, göğsümüzün sol tarafındaki et parçası demek değildir. Ona yürek denir. Yürek hayvanda da, ölülerde de bulunur. İnsana mahsus olan kalbe gönül diyoruz……

Devamını oku

Melekler, nurani varlıklardır

Melekler, nurani varlıklardır Melek, elçi, haber verici veya kuvvet demektir. Melekler, cisimdir, latiftir. Gaz hâlinden de daha latiftirler.   Sual: Melekler, nasıl varlıklardır, insanlar gibi akıllı mıdırlar ve kötülük yapma özellikleri var mıdır? Cevap: Melek, elçi, haber verici veya kuvvet demektir. Melekler, cisimdir, latiftir. Gaz hâlinden de daha latiftirler. Nuranidirler, diri…

Devamını oku

“Yavrum, senin ismin ne?”

“Yavrum, senin ismin ne?” Türkistan’da yetişen velilerden Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerinin talebelerinden Mevlâna Seyyid Hasan, henüz küçük bir çocuk idi. Babası onu aldı. Ve Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerinin sohbetine götürdü. Küçük Hasan odaya girdi… Bir “bal kavanozu” gördü. Hemen ona koştu. Ve yemeye başladı. Hâce Ubeydullah hazretleri, gülümseyerek durumu seyretti. Ve küçük Hasan’a; “Yavrum!…

Devamını oku

Görümcem duyduklarına inanamıyordu!..

Görümcem duyduklarına inanamıyordu!.. “Misafir olduğumuz eve döndüğümüzde, o gün gezdiğimiz yerleri heyecanla görümceme anlatmaya koyulduk…”   Biz iki günlüğüne İstanbul’a gelecektik ama Rabbimin hikmeti, geçen gün, hem de yıllar sonra internet üzerinden birbirimizi bulduğumuz can dostum Fatma da İstanbul’daydı. Acaba bize rehberlik edebilir miydi? Öyle ya biz İstanbul’u hiç tanımıyorduk.…

Devamını oku

Nasip, internette buluşmakmış

Nasip, internette buluşmakmış “Mesajında ‘merhaba abla! Aynı şehirde, aynı semtteyiz. Seninle tanışmak isterim’ diyordu…”   Fatma kardeşim, sen ne güzel kardeşsin, sevdiklerine yoldaşsın… Seni tanımayı nasip eden Rabbime, hamd ü senalar olsun. Hani derler ya; “hayatta hiçbir şeyin olmasa da, omuzuna yaslanacağın bir dostun olsun…” Uzun sayılabilecek ömrümde pek çok insan tanıdım. Çok…

Devamını oku