Affedilmek için affetmek lazım!..

Affetmek, büyüklüğün alâmetidir ve Allahü teâlânın sıfatlarındandır. Kişinin, kendisine karşı yapılan hata ve kusurları bağışlamasına, affetmek denir. Herhangi bir kimsenin, hakkını almaya gücü yettiği hâlde, o kimseyi affetmesi iyidir. Çünkü hakkını almaya gücü varken affetmek, nefse daha güç gelir. Hadîs-i şerîfte;  (Mûsâ aleyhisselâm: Yâ Rabbî! Kullarının en kıymetlisi kimdir? dedikte, gücü yettiği…

Devamını oku

Oruç, yalnız aç kalmak değildir

Allahü teâlâ, îmân edenlere, senede bir ay Ramazân-ı şerîf ayında gündüzleri oruç tutmayı emretmiştir. Cenâb-ı Hak, bu emri sebepsiz vermemiştir. Oruç, insanlara hem maddî, hem de mânevî faydalar sağlamaktadır. Bütün bir sene, çeşitli yemekleri eritmek için yorulan insan midesi ve bağırsakları, senede bir ay dinlenerek sağlığını korumuş olmaktadır. Bunlar maddî…

Devamını oku

Zekâtı verilmeyen mallar, paralar…

Bir Müslüman, zekât vermeyi vazîfe bilmez, farz olduğuna inanmaz, vermediği için üzülmez ve günâha girdiğini bilmezse, îmânı gider. Senelerce zekât vermeyen bir kimsenin, zekât borçları birikerek, bütün malını kaplar. Bu kimse, malı kendinin sanıp, Müslümânların o malda hakkı olduğunu, hâtırına bile getirmez, kalbi de hiç sızlamaz. Bu mala sımsıkı sarılmıştır.…

Devamını oku

Oruç, zararlı değil aksine çok faydalıdır

Oruç tutmakla, insanın güçlü bir irâde kuvveti kazanacağı şüphesizdir. Bu sebeple alkol, uyuşturucu gibi, kötü alışkanlıklardan oruç vesîlesi ile kurtulanlar çok görülmektedir. Oruç tutmak, insan sağlığı için zararlı değil, aksine çok faydaylıdır. Çünkü Allahü teâlâ, kullarına, zararlı bir şey emretmez. Peygamber efendimiz de; (Oruç tutunuz, sıhhat bulunuz) buyurmuştur. Oruç tutmak,…

Devamını oku

İnsan, sevdiğini çok zikreder…

Dünyayı seven, hatırlayan kalp, hastadır. Kalbin temiz olması, dünya denilen şeyleri sevmekten, hatırlamaktan kurtulması demektir. Kalp hastalığının ilâcı, İslâmiyetin emirlerine uymak, yasak ettiklerinden sakınmak ve Allahü teâlâyı çok zikretmek, yani ismini ve sıfatlarını hatırlamak, kalbe yerleştirmektir. Çünkü  insan sevdiğini hiç unutmaz. Sevginin, muhabbetin yeri ise kalptir. Bir defasında, Muhammed Şüveymî…

Devamını oku

Kalpte îmân bulunduğuna alâmet…

Allahü teâlânın emirlerini yapmamak, günâhlardan sakınmamak, kalbin bozuk olmasındandır. Kalbin bozuk olması, islâmiyete tam inanılmamasıdır. Mü’min olmak için, yalnız kelime-i şehâdeti söylemek yetişmez. Münâfıklar da, bunu söylüyor. Kalpte îmân bulunduğuna alâmet, islâmiyetin emirlerini severek yapmak, yasak ettiklerinden de severek uzaklaşmaktır. İslâmiyetin emirlerini yapabilmek, yasaklarından sakınabilmek için, dinde lâzım olanları, öğrenmek…

Devamını oku