İyilerle kötülerin mücadelesi

Âdem aleyhisselâmdan beri, Cennete gidecek iyi insanlar olduğu gibi, Cehenneme götüren kötülükleri yapan, fena kimseler de gelmiştir; kıyâmete kadar da gelecektir… Allahü teâlâ, Cenneti ve Cehennemi önceden yaratıp her ikisini de, insan ve cinle dolduracağını, ezelde dileyip, bunları Peygamberleri vasıtası ile gönderdiğ ilâhi kitâplarda bildirmiştir. Âdem aleyhisselâmdan beri, Cennete gidecek…

Devamını oku

Din, insanı uyuşturmaz, yükseltir

Dünyada faydalı, iyi şeylerle, zararlı, kötü şeyler karışıktır. Faydalı şeyleri yapan, saâdete kavuşur, zararlı şeyleri yapan ise, felâkete yakalanır, hep sıkıntı çeker. Allahü teâlâ çok merhametli olduğu için, iyi şeylerle kötüleri ayırmak için insanda bir kuvvet yaratmıştır ki, bu kuvvete akıl denir. Aklı sağlam, temiz olan kimse hep iyi şeyleri…

Devamını oku

Ölenlerin imdâdına yetişmek

Ruh, bedenden ayrıldıktan sonra, bedenle ve bedenin bulunduğu toprakla alâkası, ilgisi devam eder. Bir kimse, ölenin defnedildiği bu yeri ziyâret ederse, ikisinin rûhları buluşurlar ve birbirlerinden faydalanırlar. İhyâ-ül-ulûm kitabında; “Ölümü hâtırlamak ve ölüden ibret almak için kabir ziyâret etmek ve sâlihlerin, velîlerin kabirlerinden bereketlenmek müstehaptır” buyuruluyor. Kabirleri ziyâret ederken, onların hâlinden…

Devamını oku

Müslümanlar niçin geri kaldı?

Tarihin her devrinde, çeşitli dilleri konuşan, farklı âdetleri olan milyonlarca insanın, aralarındaki farkları bırakarak, bir inanç veya fikir etrafında toplanıp, birer imparatorluk kurdukları görülmektedir. Böyle kurulan imparatorluk veya devletlerin en büyüğüne, en güzeline Orta Çağda rastlanıyor. Hiç bozulmamış, değiştirilmemiş biricik din olan İslâm dîninin güzel ahlâkı ile bezenmiş, birbirlerini seven,…

Devamını oku

İlâhî dinler ve fen bilgileri

Peygamberlerin, ilâhî kitapların gönderilmesine sebep; yerlerin, göklerin yaratanının varlığını, Onun bir olduğunu, ilim ve başka üstün sıfatları bulunduğunu, kudretini, büyüklüğünün sonsuz olduğunu kullara bildirmektir. İnsanlar,  gördüklerine, duyduklarına, göründüğü gibi inanıp, inceliklerini anlayamadıklarından, Allahü teâlâ, kitaplarında, Ay’ı, Güneş’i, yıldızları, her insanın anlayabilmesi için, göründükleri gibi tarif buyurmuştur. Bunların içyüzlerini açıklamayarak, câhil olan…

Devamını oku

Doğruyu, hakikati görebilmek

İnsanların şekil ve ahlâkları başka başka olduğu gibi, akıl, tabîat ve ilimleri de, ayrı ayrıdır. Birinin aklına uygun gelen bir şey, başkasının aklına uygun gelmeyebilir. Bu sebeptendir ki, din işlerinde akıl, tam bir ölçü, doğru bir senet olamaz. Sadece selîm olan akıl doğruyu, hakîkati görebilir, her akıl değil. Selîm olan…

Devamını oku