İnsanların kusurunu örtmek lazım…

İnsanlara şefkatli olmak, merhamet etmek demek, onların âhıretlerini kurtarmaya çalışmak ve cehennem ateşinden korumak demektir. Bunun için Müslümânların ayıplarını örtmeli, gizli günâhlarını yaymamalı ve kusurlarını affetmelidir. Küçüklere, emri altında bulunanlara, fakîrlere merhamet etmeli, kusurlarını yüzlerine vurmamalıdır. Olur olmaz sebeplerle onları incitmemeli, dövmemeli, sövmemelidir. Hiç kimsenin dînine, malına, canına, şerefine, nâmusuna…

Devamını oku

İnsanlar da, kuşlar gibi tevekkül etseydi

Tevekkül, kalbin yapacağı bir iştir ve îmândan meydana gelir. Allahü teâlânın lütuf ve ihsânının pekçok olduğuna îmân etmekle hâsıl olur. Bu hâl, kalbin vekîle itimat etmesi, güvenmesi, ona inanması ve onun ile rahat etmesi gibidir. Böyle bir insan, dünya malına gönül bağlamaz. Dünya işlerinin bozulmasından üzülmez. Allahü teâlânın, rızkı göndereceğine…

Devamını oku

İnsanları irşâd etmek, yetiştirmek

İnsanları irşâd etmek, yetiştirmek, cenâb-ı Hakkın rızâsına kavuşturmak, Allahü teâlânın bir kuluna en büyük ihsânıdır. İnsanları yetiştirmek için, hârikalar, olağanüstü hâller göstermeye gerek olmadığı gibi buna lüzum da yoktur. Ancak insanları irşâd edecek, yetiştirecek kimsenin, hakiki bir rehberin, yol gösterenin eğitiminden geçmesi, nefsinin bütün kötülüklerinden sıyrılması gerekir. Mahmûd  Sâminî hazretleri,…

Devamını oku

Allah’tan başka mabut yoktur

Allahü teâlâya mahsus olan sıfatlara, Sıfât-i zâtiyyeye ve Sıfât-i sübûtiyyeye, Ülûhiyyet sıfatları denir. Bir mahluka ibâdet etmek, taş, ağaç, güneş, yıldız, inek, insan, heykel, resim gibi bir mahlukta, ülûhiyyet sıfatı bulunduğuna inanarak, ona itâat etmek, yalvarmak demektir. Böyle inanmaya şirk ve inanan kimseye müşrik denir. Bu şeylere ise, şerîk, mabut,…

Devamını oku

Âlimlerden uzaklaşanın kalbi kararır

Sohbet, bir kere de olsa, beraber bulunmak demektir. Hazânetür-rivâyât kitabında; din âliminin bir saat kadar sohbetinde bulunmanın yediyüz sene ibâdet etmekten daha hayırlı olduğu yazılıdır. Hazret-i Ali’nin naklettiği hadîs-i şerîfte;(Kırk gün içinde bir âlim meclisinde bulunmayan bir kimsenin kalbi kararır. Büyük günâh işlemeye başlar. Çünkü ilim kalbe hayat verir. İlimsiz…

Devamını oku

Selîm olan akıl, hakikati görür

İnsanların şekil ve ahlâkları başka başka olduğu gibi, akıl, tabîat ve ilimleri de, ayrı ayrıdır. Birinin aklına uygun gelen bir şey, başkasının aklına hiç de uygun gelmeyebilir.Akl-ı selîm sahibi olanlar, İslâmiyetin, hakîkatin ta kendisi olduğunu anlar, bilir ve îmân eder. Aklı olup düşünmeyen, gözü olup hakkı görmeyenler ve kulağı olup…

Devamını oku