“Dinde zorluk yoktur” demek…

Nefsin istekleri ile İslâmiyetin istekleri birbirinin zıddıdır. İbâdetleri yapmakta güçlük çekmek, nefsin kötülüğünü gösteren bir alâmettir. Nefsin istekleri kalmayınca, güçlük de kalmaz.Dinde zorluk, güçlük yoktur demek, İslâmiyetin emir ve yasaklarından kolayınıza geleni, istediğiniz gibi yapınız ve kolayınıza gelenden istediğiniz şekilde sakınınız demek değildir. İslâmiyetin izin verdiği, yapılmasını bildirdiği, câiz olan…

Devamını oku

İslâmiyetin esası, temeli kolaylıktır

Allahü teâlâ, bu ümmete, zor değil, kolay şeyleri emretti. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: ”Allahü teâlâ, emrettiği şeyleri yapmanızı sevdiği gibi, izin verdiği şeyleri yapmanızı da sever.”İnsanlara ebedi, sonsuz saâdet yolunu gösteren İslâmiyetin esası, temeli, kolaylık, hafiflik ve kulları zahmetten, yorulmaktan kurtarmaktır. Çünkü insanlar, zayıf, nâzik yaratılmıştır. Bedenin hastalığı, İslâmiyetin emirlerinin…

Devamını oku

Kötülüklerin başı kalbin gâfletidir

Mubâh olan şeylere düşkün olmak, kalbi dünyaya çevirir. İnsan çok mal toplamak ister. Mal toplamayı düşündükçe, Allahü teâlâyı unutmaya başlar. Bütün kötülüklerin başı, kalbin Allahü teâlâdan gâfil olmasıdır.İnsan, mubâh olan dünyâ işlerine çok dalarsa, şüpheli olanları yapmaya başlar. Çünkü mide helâl ile dolunca, şehvet harekete geçer, câiz olmayan şeyler yapılabilir.…

Devamını oku

Azamet ve kibriyâ bana mahsustur

Meşhur olmak için vaaz vermek, kitap yazmak, başkalarından üstün görünmek, övünmek, mal, mevki elde etmek için ilim öğrenmek, riyâ olur. Riyâ ise, harâmdır, günâhtır…Allahü teâlâ, kullarına gönderdiği kitapların hepsinde, kibri, gururlanmayı, övünmeyi kötülemiş ve yasak etmiştir. Kur’ân-ı kerîmde, Nahl sûresinin 23. âyetinde meâlen; (Allahü teâlâ, kibirli olanları elbette sevmez!) buyurulmaktadır.Bir…

Devamını oku

Dinde söz sahibi olabilmek için

Dinde söz sâhibi olabilmek için, müctehid olmak lâzımdır. Müctehid olmayanların, din büyüklerinin sözlerine, yazılarına yanlış demeleri, edeb sınırlarını aşmak olur.Her asırda gelen İslâm âlimleri, daha önce gelenlerin, büyüklükleri, üstünlükleri, verâ ve takvâları karşısında titremişler ve onların sözlerine, senet, delîl olarak sarılmışlardır. Bu din, edeb, tevâzû dînidir. Câhil olan, cesur olur…

Devamını oku

İnsanlardan bir şey beklememeli

İbrâhîm-i Havvâs hazretleri; “Hızır aleyhisselâm benimle arkadaşlık etmek istedi. Ben istemedim. Tevekkülümün azalmasından korktum” buyurmuştur…Tevekkülün esası, insanlardan bir şey beklememek, sebeplere güvenmemek, her şeyi, yalnız Allahü teâlâdan beklemektir. İbrâhîm-i Havvâs hazretleri; “Hızır aleyhisselâmı gördüm. Benimle arkadaşlık etmek istedi. Ben istemedim. Kalbimin ona güvenerek, tevekkülümün azalmasından korktum” buyurmuştur.Bir Müslümân; dünyada azîz,…

Devamını oku