Ni’metlerin en büyüğü, îmândır

İmân etmek için vergi vermek, mal ödemek, yük taşımak, ibâdet zahmeti çekmek, zevkli tatlı şeylerden kaçınmak gibi sıkıntılara katlanmak lâzım  değildir…Allahü teâlâ, sonsuz merhametinden dolayı, Peygamberler göndererek, inanılması lâzım olan şeyleri, kullarına bildirdi. İmân, Peygamberin bildirdiklerini tasdîk etmek demektir. Allahü teâlâ, insanlara büyük ni’met olarak, Peygamberleri gönderip îmânı bildirdi. İmân…

Devamını oku

Îmânlı kalmak çok zordur!..

Îmânı gideren hâlleri bilmek lâzımdır. İslâmiyetin îmânsızlık alâmeti dediği sözleri söyleyen ve işleri yapan, kalbinde tasdîk olsa ve inandığını söylese de, îmânı gider…    Îmân etmek kolaydır fakat îmânı muhafaza etmek ve îmânlı kalmak çok zordur. Bu sebeple, îmânı gideren hâlleri bilmek lâzımdır. İslâmiyetin îmânsızlık alâmeti dediği sözleri söyleyen ve işleri…

Devamını oku

Îmân, amel etmekle korunur

Îmân, bildirilen îmânın şartlarına inanmakla beraber, farzların farz, harâmların da harâm olduğuna inanmaktır ve bu, îmânın şartıdır. Emredilen tekliflerin çoğuna inanıp da, yalnız birine inanmayan, buna uymak istemeyen, Muhammed aleyhisselâma inanmamış olur. Müslümân olmak için, tekliflerin yani emir ve yasakların hepsine inanmak lâzımdır. Bir Müslümân, tekliflere yani emredilenlere inandığı hâlde,…

Devamını oku

Rızık için üzülmemeli

Allahü teâlâ, her insanın ve her hayvânın rızkını ezelde takdîr etmiş, ayırmıştır.Allahü teâlânın ni’metleri, ihsânları yani iyilikleri, her ân, insanların iyisine, kötüsüne, herkese gelmektedir. Herkese mal, evlât, rızık, hidâyet ve dahâ her iyiliği fark gözetmeksizin göndermektedir. Fark, bunları kabûlde, alabilmekte ve bazılarını da almamak sûretiyle, insanlardadır. Nahl sûresinin 33. âyetinde…

Devamını oku

Fakîr, muhtâç kalırsam hiç üzülmem

İnsanın rızkı değişmez, azalmaz, çoğalmaz ve zamânından geri kalmaz. İnsan, rızkını aradığı gibi, rızık da, sâhibini arar. Çok fakîrler vardır ki, zenginlerden dahâ iyi, dahâ mesût yaşar. Hadîs-i şerîfde;(Allahü teâlâ, insanları yaratırken, ecellerini, ömürlerini ve rızıklarını takdîr etmiştir) buyuruldu.Şunu da iyi bilmelidir ki, hîle ile rızık artmaz. Belki, malın bereketi…

Devamını oku

Her durumda, Allahü teâlâya güvenmek

Kalbin, her işte, Allahü teâlâya itimât etmesine, güvenmesine, tevekkül denir. Şecâ’atin, kahramanlığın temeli de, Allahü teâlânın takdîrine râzı olmak, Ona tevekkül etmek, güvenmektir. Tevekkül, bütün işleri Allahü teâlâya ısmarlamak, bir işe başlarken Ona güvenmektir. Ebû Muhammed Râşî hazretleri buyuruyor ki:“Kendin ile Allahü teâlâ arasında en büyük engel, hep kendi menfâatini…

Devamını oku