Tevekkül için, kuvvetli îmân lâzımdır

Tevekkül, kalbde hâsıl olan bir hâldir ve Allahü teâlânın lütuf ve ihsânının pekçok olduğuna îmân etmekle hâsıl olur. Bu hâl, kalbin vekîle i’timât etmesi, güvenmesi, Ona inanması, Onunla râhat etmesidir. Böyle bir insan, dünyâ malına gönül bağlamaz, dünyâ işlerinin bozulmasından üzülmez. Allahü teâlânın, rızkı göndereceğine güvenir.Bir kimseye iftirâ edip, mahkemeye…

Devamını oku

Belki hakkımızda hayırlısı budur

Tevekkülün temeli olan îmân, Allahü teâlânın rahîm, hakîm, latîf olduğuna inanmaktır. Onun inâyeti, şefkati, karıncadan insana kadar, her mahlûka yetişir. Kullarına olan merhameti, iyiliği, bir ananın, yavrusuna olan merhametinden dahâ çoktur. Lutfu, merhameti o kadar çoktur ki, dünyâyı ve dünyâda olan her şeyi en iyi şekilde yaratmıştır. Bundan dahâ iyisi…

Devamını oku

Tevekkül, çalışmamak değildir

Tevekkül, kendisine, kabiliyetine ve sermâyesine güvenmemektir. Bunun alâmeti de, sermâye elden giderse, kalbinin hiç sıkılmaması, rızkından ümît kesmemesidir…Tevekkül, kalbin yapacağı bir iştir ve îmândan meydâna gelir. Çok kimse, tevekkülü, her işi oluruna bırakıp, kendi irâdesiyle bir şeyi yapmamak, para kazanmak için uğraşmamak, tasarruf yapmamak, yılandan, arslandan, zehirden sakınmamak, hasta olunca…

Devamını oku

Mi’râc, îmân işidir, akıl işi değil!..

Mi’râcı, herkes inkâr ederken veya tereddüt geçirirken Hazret-i Ebû Bekir, hemen ve tereddüt etmeden tasdik etti ve Sıddîklık makâmına yükseldi. Çünkü Mi’râcı kabul etmek, îmânın başladığı yerdir…Peygamberlik makâmı aklın ve düşüncenin dışındadır, üstündedir. Aklın eremeyeceği, anlayamayacağı çok şeyler vardır ki, bunlar Peygamberlik makâmında anlaşılır. Her şey akıl ile anlaşılabilseydi, Peygamberler…

Devamını oku

Namaz, mü’minin mi’râcıdır

Namaz, dünyâdan âhırete yükselten bir merdiven gibidir. Namâzda sanki dünyâdan çıkıp, âhırete gidilir ve âhırette kavuşulacak olan şeylerden haz, zevk alınır…İmândan sonra, en kıymetli ibâdet, namazdır. İmân gibi, onun da güzelliği, kendindendir. Başka ibâdetlerin güzelliği ise, kendilerinden değildir. Peygamber efendimiz rahatını, huzurunu, namaz kılmakta bilirdi. Hadîs-i şerîfte; (Allah ile kul…

Devamını oku

İnsan, sevdiğine itâat eder

“Bir kimseyi, Allah sevgisi kaplayarak, başka hiçbir şeyin sevgisi kalmayınca ve Allah sevgisi, bütün bu sevgilerin yerine yerleşince, o kimsenin kötü huyları yok olur…”Kalb, muhabbet, sevgi yeridir. Kalbde, yâ dünyâ sevgisi, yâhut Allah sevgisi bulunur. Kalb, sevgilisi ile berâber olmaktadır.(İnsan, sevdiği ile berâber olur) hadîs-i şerîfi bunu bildirmektedir. Bir Müslüman,…

Devamını oku