Dünyâyı seven kalb, hastadır

Küfre, inkâra, isyâna sebep olan şeyler, harâmlar, mekrûhlar, günâhlar, dünyâ demektir. Mubâhlar, islâmiyete uymaya mâni olunca, dünyâ olurlar. Muhabbet, sevmek, hep berâber olmayı istemek, berâber olmaktan zevk, lezzet duymak demektir. İnsân sevdiğini hiç unutmaz. Muhabbetin yeri kalbdir. Kalb, yürek denilen et parçasında bulunan bir kuvvettir. Bu kuvvete gönül denmektedir. Küfrü,…

Devamını oku

Değiştirilmemiş bir namaz kalmıştı

Bid’at; sünnete yani Muhammed aleyhisselâmın bildirdiği din bilgilerine ters düşen, din câhillerinin, boş kafalarından çıkan i’tikât, amel ve sözler demektir. Allahü teâlâ, kullarını kendisine ibâdet etmek için yarattı. İbâdet, insânın Rabbine, mâbûduna, hakîr, âciz, muhtaç olduğunu göstermesidir. Bu da, her aklın, her nefsin ve âdetlerin güzel ve çirkin dediklerine uymayıp,…

Devamını oku

Bid’atlerin hepsi, dalâlettir

Dinimizin emir ve yasaklarında yapılan her değişiklik, bid’attir, doğru yoldan ayrılmaktır. Bu konuda, İslâm âlimlerinin büyüklerinden olan İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki: “En mesût, en kazançlı kimse, dinsizliğin çoğaldığı bir zamânda, unutulmuş sünnetlerden birini meydâna çıkaran ve yayılmış bid’atlerden birini yok eden kimsedir. Peygamber efendimizin  zamânından uzaklaştıkça, sünnetler örtülmekte, yalanlar…

Devamını oku

Fitne çıkarana Allah la’net etsin!

Müslümân, fitne çıkarmaz, içinde yaşadığı devlete karşı isyân etmez, fitneye karışmaz, kanûnlara karşı gelmez. İmâm-ı Rabbânî hazretleri bir talebesine hitaben buyuruyor ki: “Yavrum; fitnelerin yayıldığı, fesâtların çoğaldığı zamânlar, tövbe ve istiğfâr zamânıdır. Kenâra çekilmeli, fitnelere karışmamalıdır. Fitneler çoğalıyor. Gün geçtikce yayılıyor. Peygamber efendimiz; (Kıyâmet yaklaştıkça, fitneler çoğalır. Gece başlarken karanlığın…

Devamını oku

Haram yiyene, Cenneti haram etmiştir

Her Müslümânın, kendini iyi yetiştirmesi, helâli, harâmı öğrenmesi, ibâdetlerini yapması, helâl kazanıp, helâl lokma yemesi lâzımdır. Eshâb-ı kirâmdan Zeyd bin Erkam hazretleri şöyle nakletmektedir: “Hazret-i  Ebû Bekr’in bir hizmetçisi vardı. Ömrünün sonlarında her akşam iftâr vaktinde yemek getirirdi. Hazret-i Ebû Bekir, hizmetçisinin getirdiği yiyecekleri, nereden, nasıl ve kimden satın aldığını,…

Devamını oku

İstiğfârı, temiz kalble söylemelidir

Allahü teâlânın gadabı, günâhlar içinde saklıdır. Bu sebeple bir günâh işlenince hemen tövbe, istiğfâr etmelidir. Her günâhın tövbesi kabûl olur. İmâm-ı Gazâlî hazretleri; “Şartlarına uygun yapılan tövbe, muhakkak kabûl olur. Tövbenin kabûl edileceğinde şüphe etmemelidir. Tövbenin şartlarına uygun olmasında şüphe etmelidir” buyurmaktadır. Allahü teâlâ, nice kimselerden, bir günâh sebebi ile…

Devamını oku