Sakın büyüklenme!

İnsânın dışında şeytân bulunduğu gibi, içinde de vardır. İnsanın içindeki şeytânı, onun kudretinin, enerjisinin taşkınlığıdır. Enerji artınca, insanda kibir ve yükseklik hâsıl olur. Kötü sıfatların en aşağısı da, bu kibir sıfatıdır. Kibir, kendini büyük bilmek, üstün görmektir. Allahü teâlâ ilim, kudret gibi bütün sıfatlarından kullarına biraz ihsân buyurmuştur. Fakat, yalnız…

Devamını oku

Hicret, sene başlangıcı oldu

Hicret; sözlük anlamı itibariyle, bir yerden başka bir yere göç etmek anlamındadır. İslâm tarihinde, Resûlullah efendimizin Mekke-i mükerremeden Medîne-i münevvereye göç etmesine Hicret denmektedir. Peygamber efendimiz 53 yaşında iken, Allahü teâlânın izni ile Mekke-i mükerremeden Medîne-i münevvereye hicret eyledi. Safer ayının 27. Perşembe günü sabah erken evinden çıkarak, öğleden sonra…

Devamını oku

Allahü teâlâ bize yetişir

Tevekkül, kalbde hâsıl olan bir hâldir. Allahü teâlânın lütuf ve ihsânının pekçok olduğuna îmân etmekle hâsıl olur. Bu hâl, kalbin vekîle güvenmesi, Ona inanması ve Onunla rahat etmesidir. Böyle bir insan, dünyâ malına gönül bağlamaz, dünyâ işlerinin bozulmasından üzülmez. Allahü teâlânın, rızkı göndereceğine güvenir. Âl-i îmrân sûresinin 173. âyet-i kerimesinde…

Devamını oku

Sizi Allahü teâlâya ısmarladım

Resûlullah efendimiz, hicretin 11. yılı, Safer ayında hastalanırlar. Hastalığın artması üzerine  Medîneli Müslümânlar çok üzülür ve Mescid-i şerîfin etrâfında pervâne gibi dolaşmaya başlarlar. Bu hâl, Resûlullah efendimize haber verilir. Merhamet buyurarak, sıkıntıya katlanıp mescide teşrif ederler ve minbere çıkarak buyururlar ki: (Ey Eshâbım! Benim ölümümü düşünüp telâş ediyormuşsunuz. Hiçbir Peygamber,…

Devamını oku

En çok ibâdet edenimiz sendin!

İmâm-ı A’zam Ebû Hanîfe hazretleri, Tâbiînden olup İslâm âleminde Eshâb-ı kirâmdan sonra yetişen evliyânın ve âlimlerin en büyüklerindendir. Ehl-i sünnetin reisi ve Hanefî mezhebinin kurucusudur. İsmi, Nûmân bin Sâbit bin Zûtâ’dır. Ebû Hanîfe künyesiyle ve İmâm-ı A’zam lakabıyla meşhûr olmuştur. Kûfe’de doğmuş ve Bağdât’ta vefât etmiştir. Kabri Bağdât’ta olup, ziyâret…

Devamını oku

Evliyâlıkta kerâmet şart değildir

Müslümân olmak için, dünyâya yani harâmlara kıymet vermemek lâzımdır. Dünyâyı hâtırlamayı kalbinden çıkaran Müslümâna sâlih, Allahü teâlâdan başka her şeyi hâtırlamayı kalbinden çıkaran Müslümâna da, velî, evliyâ denir. Evliyâ, her şeyi öğrenir, bilir. İslâmiyetin hükümlerine uymakta, dünyâ işlerinde aklını kullanır. Hesâbını yapmakta, san’atında, ticâretinde hiç hatâ yapmaz. Fakat, aklındaki düşünceler,…

Devamını oku