İyiler, iyilikleri ile giderler

Ömer bin Abdülazîz hazretleri, iyi, güzel, sâlih insanlardan idi. Bu zât, hazret-i Ömer’in kız tarafından torunudur ve Emevi halifelerindendir. Dedesi gibi çok âdildi ve “İkinci Ömer” nâmı ile tanınmıştır. Âlim ve velî bir zât idi. Bir gün Ömer bin Abdülazîz hazretlerinin hizmetçisi huzûruna gelir ve; -Efendim, tuhaf bir rüyâ gördüm…

Devamını oku

Hak ve vazifeler karşılıklıdır

Hak, kelimesinin birçok anlamı vardır. El-Hak, Allahü teâlânın isimlerindendir. “Hak şerleri hayr eyler” sözündeki Hak, bunu ifade etmektedir. Hak kelimesi, İslâmiyyet, doğru, gerçek anlamlarında kullanıldığı gibi, alacak, pay, hisse anlamlarına da gelmektedir. Kul hakları, hayvan hakları denince, bu anlamda kullanılmaktadır… Bir kimsenin, başkası üzerinde hakkı var demek, o kimsede alacağı,…

Devamını oku

Dünya, zevk için yaratılmadı!..

Dünya, zevk için, lezzet için yaratılmadı. Âhiret, bunun için yaratılmıştır. Dünya ile âhiret, birbirinin zıddıdır, tersidir. Birini sevindirmek, ötekinin gücenmesine sebep olur. Yani birinde zevk aramak, ötekinde elem çekmeye sebep olur. Dünyada nimetleri, lezzetleri çok olanlar, bunlara lâzım olan şükrü yapmazlarsa âhirette çok acı çekeceklerdir. Dünyada tehlikelerden sakındığı, çalıştığı hâlde…

Devamını oku

Kişinin, amellerini beğenmesi

Bir kimsenin, ayıplarını görmeyip kendini beğenmesine ve yaptığı ibâdetleri, iyilikleri beğenerek, bunlarla övünmesine, Ucub denir ki, kötü huylardandır. Ucub, insanı kibre sürükler, günâhlarını unutmaya sebep olur ve böylece de o kimsenin kalbi kararır. Ucub sâhibi, Allahü teâlânın azâbını unutur. Başkalarından istifâde etmekten mahrûm kalır ve kimse ile meşveret edemez, danışamaz.…

Devamını oku

Öleceğini bildiği hâlde sevinen..

Akil, bâliğ olup îmânı olan erkek, kadın her müslümana, Mükellef denir. Mükellef olanların ise, ölümü çok hâtırlaması sünnettir. Çünkü ölümü çok hâtırlamak, emirlere sarılmaya, günâhlardan sakınmaya sebep olur ve harâm işlemeye cesâreti azaltır. Zira Peygamber efendimiz; (Lezzetleri yıkan, eğlencelere son veren ölümü, çok hâtırlayınız!) buyurmuştur. İslâm âlimlerinden ve evliyâdan bazıları,…

Devamını oku

Nazlanmak değil, naz çekmek gerekir

Dinimiz, almayı değil vermeyi emretmektedir. İnsanların sıkıntılarına katlanmak, kahırlarını çekmek, yardımlarına koşmak, müşkillerini halletmek, hep vermektir yani fedakarlıkta bulunmaktır. Zaten dinimizde esas olan, nazlanmak değil, naz çekmek yani yük çekmektir. İnsanların yükünü çeken, olgunlaşır, istifade etmeye başlar. Yükselen, olgunlaşan insanlar, hep vererek yükselmiş ve olgunlaşmışlardır. Bu sebeple insan, hayatta iken…

Devamını oku