Dünya işi, âhireti kazanmaya mâni olmamalı

Bir kimsenin dünyâ işleri, yani mal, mülk, makam, şöhret, evlât ve nafakasını temin için çalıştığı işler, âhiret için çalışmasına mâni olmamalıdır. Münâfıkûn sûresinin 9. âyet-i kerîmesinde meâlen; (Mallarınız ve çocuklarınız, Allahü teâlâyı, hâtırlamanıza mâni olmasın!) buyuruldu.  Bir gün halîfe hazret-i Ömer, ticâretle meşgûl olanlara hitaben; “Ey tüccârlar! Önce âhiret rızkını…

Devamını oku

İmânı çaldırmamak için, uyanık olmalıdır!..

Tarih boyunca, Allahü teâlâyı, gönderdiği Peygamberleri ve dinleri kabul etmeyen, inkâr edenler, ilâhi dinleri ortadan kaldırmak için uğraşmışlardır. Zamanımızda da bu hâl, aynı şekilde devam etmektedir. Bunlar, bütün gayretlerine rağmen, gençlerin, Müslümânlığı merâk edip araştırmaya başlamasına bile tehammül edememektedirler. Bunun için, çıkardıkları dergilerde, gazetelerde ve televizyonlarda, İslâmiyetin mukaddes olarak bildirdikleri…

Devamını oku

Dünya hayatı, hayâldir

Dinler, Allahü teâlânın kullarına rahmetidir, ihsânıdır. İlâhî dinlerin sonuncusu ve bozulmamış olanı olan İslâmiyete inanan ve uyan bir kimse, Allahü teâlânın ihsânına kavuşur, mesûd olur. İnanmayan ise, bu saâdetten mahrûm kalır. Üzerinde yaşadığımız bu dünyâya, milyarlarca insan gelmiş ve bir müddet yaşadıktan sonra, hepsi de ölüp gitmişlerdir. Bunların bâzıları zengin,…

Devamını oku

İhlâsın, en aşağı mertebesi…

İslâmiyetin temeli üçtür. Bunlar; ilim, amel ve ihlâstır. İlim, ehl-i sünnet âlimlerinin kitâplarından öğrenilir. Öğrenilen bu ilimle amel edilir. İlim ve amel de, ihlâs elde etmek içindir. İhlâs, ilmin ve amelin Allah rızâsı, Allah sevgisi ile olması, mal, mevki, şöhret için olmamasıdır. Bu üçüne sâhip olan Müslümâna, İslâm âlimi, bunların…

Devamını oku

Nefis üstünlük hülyâsından kurtulmadıkça…

 İnsanın birçok istekleri, bedeninden ve tabîat kanunlarından ileri gelmektedir. İnsan hayatta oldukça, bu isteklerden kurtulamaz. Sıcak olunca, beden serinlemek ister. Soğukta da, ısınmak duygusu hâsıl olur. Bedenin, yaşayabilmek için lâzım olan ihtiyâçları istemesi, kulluğa ters düşmez. Bu istekler, nefsin istekleri değildir, nefisle ilgileri yoktur. Tabiat kanunlarından hâsıl olan istekleri, yasak…

Devamını oku

Sâdıklar ile berâber bulununuz!

Allahü teâlânın sevgisine kavuşmak için çalışana sâlih denir. Bu sevgiye kavuşmuş olana ârif veyâ velî denir. Başkalarının da kavuşmalarına vâsıta olana  mürşid, bunların üçüne de sâdık denir.  İslâmiyete uyan kimseye Müslümân denir. Allahü teâlâ, Müslümânların, birbirlerini sevmelerini, inkâr edenleri de sevmemeyi emretti. Bunun için, Hubb-i fillah yani Allahı sevenleri sevmek…

Devamını oku