Güceniklik bize, gönül almak sana…

Dinimiz, insanlara merhametle muâmele etmeyi, her hususta adâletli olmayı emretmektedir. İnsanın önce kendisine, hareketlerine, bütün uzuvlarına karşı adâletli olması lâzımdır. İkinci olarak, çoluk çocuğuna, komşularına, arkadaşlarına adâlet yapması lâzımdır. Devlet adamlarının da, millete adâlet yapması lâzımdır. Demek ki, bir insanda adâlet huyunun bulunabilmesi için, önce kendi hareketlerinde, uzuvlarında adâlet bulunmalıdır.…

Devamını oku

Tasavvuf, İslâmiyete uymaktır

Her Müslümânın, kalbinden bütün kötü huyları çıkarıp, iyi ahlâkı yerleştirmesi lâzımdır. Birkaçını çıkarıp, birkaçını yerleştirmekle, insan güzel huylu olmaz. Tasavvuf, insanı bu kemâle kavuşturan yoldur. Böyle olmayan yola, tasavvuf denmez. Her ilmin, her sanatın sahteleri, bozukları olduğu gibi, dinden, İslâmiyetten, İslâmiyetin güzel ahlâkından haberleri olmayan sahtekârlar, yalancılar, kendilerini tarîkatcı, şeyh…

Devamını oku

İslâm dininde zorlama yoktur

Müslümânlar hiçbir zamân, Hıristiyanların devamlı yaptıkları gibi, zorla veyâ maddî kazançlar vâdederek bir insanı Müslümân yapmaya teşebbüs etmemişlerdir. Kim isterse, seve seve Müslümân olmuştur. Tatlı, yumuşak, mantıkî, akla uygun sözlerle ve güzel ahlâk, iyi hareketlerle, gayr-i müslimlerin seve seve Müslümân olmalarına sebep olunmuştur. Zaten Bakara sûresinin 256. âyetinde meâlen; (Dinde…

Devamını oku

Biz ona son verdik yâ Rabbî

Allahü teâlâya âsî olmak yani harâm işlemek, insânı dünyâda ve âhırette felâkete götürür. Bu sebeple Allahü teâlâya âsî olmaktan kaçınmalıdır. Ehl-i sünnet i’tikâdını öğrenmeyen, îmânı bunlara uygun olmayan, harâmları, farzları bilmeyen ve bunlara uymayan kimse, Allahü teâlâya âsî olur, harâmlardan sakınmaz, günâh işler. Harâmların en büyüğü, ehl-i sünnet i’tikâdını bilmemek,…

Devamını oku

En büyük hırsız, namâzından çalandır

İtikâdı düzelttikten sonra, İslâmiyetin emirlerini yapmak ve yasak ettiği şeylerden kaçınmak lâzımdır. Beş vakit namâzı, gevşeklik göstermeden kılmalıdır. Ta’dîl-i erkân ve cemâ’at ile kılmalıdır. Müslüman, namâzını doğru olarak kılmalıdır. Zira namâzı doğru kılmayan veyâ hiç kılmayanın Müslümânlığı şüphelidir. Bir kimse, namâzı doğru ve iyi kılınca, İslâm ipine yapışmış olur. Çünkü…

Devamını oku

Her şeyin hâlıkı, yaratanı ancak O’dur

İnsanların her işini, istekli ve isteksiz, bütün hareketlerini yaratan, Allahü teâlâdır. Kulların, istekli hareketlerini, işlerini yaratması için, kullarında ihtiyâr yani seçme ve irâde yani dileme yaratmıştır. Bu seçme ve dilemelerini, işleri yaratmasına sebep kılmıştır. Bir kul, bir şey yapmayı isteyince, Allahü teâlâ da dilerse, o işi yaratır. Kul istemez ve…

Devamını oku