Kim ne işledi ise, karşılığını ondan istesin!..

İslâmiyyetin emrettiği ibâdetleri yaparken ve yasak ettiği harâmlardan sakınırken, bunların âhıretteki faydaları ile birlikte dünyâdaki faydalarını, sosyal iyiliklerini de düşünmek yasak değildir. Hattâ, bu faydaları, zamânın yeni bilgileri ile açıklayarak anlatmak, din adamlarının vazîfesidir. İslâmiyyetin bildirdiği emir ve yasakların, dünyâda olan faydalarını ve iyiliklerini her Müslümânın da bilmesi çok faydalıdır.…

Devamını oku

Îmânın devam etmesi için…

İmânın şartı altıdır ve bunlar, kesin olarak inanılacak temel esaslardır. Bu altı şarta inandım demekle hâsıl olan îmânın devam etmesi için, emredilen ibâdetlerin farz olduğuna ve yasak edilenlerin de harâm olduğuna inanmak da lâzımdır. Emredilen ibâdetler yani amel, îmânın bir parçası değil ise de, bunların farz ve haramların da haram…

Devamını oku

Bütün nimetler Allahü teâlâdandır

İyilik yapana teşekkür edileceğini, herkes bilir. Çünkü bu, insanlık îcâbıdır. İyilik edenlere hürmet edilir, nimet sâhipleri, büyük bilinir. O hâlde, her nimetin hakîkî sâhibi olan Allahü teâlâya şükretmek, insanlık îcâbıdır. Aklın lüzûm gösterdiği bir vazîfe, bir borçtur. İyilik edene, mâl ve hizmet ile karşılığı yapılır. Bunu yapamayan, teşekkür ve duâ…

Devamını oku

İslâmiyyete uyan rahat ve mesûd olur

Allahü teâlâ, kullarına çok acıdığı için, faydalı şeyleri yapmalarını emretmiştir ki bu emirlere farz denir. Zararlı olan şeyleri de yasak etmiştir ki bunlara da harâm denir. Farzların ve harâmların hepsine Ahkâm-ı islâmiyye yani İslâmiyyetin hükümleri denir. Âdem aleyhisselâmdan itibaren gönderilen bütün dinler, Allahü teâlânın kullarına rahmeti ve ihsânıdır. Emirlere uyup…

Devamını oku

Tövbe etmekle kurtulabilirsiniz

İşlenen her günâh için tövbe, istiğfâr etmek farzdır. Her günâhın tövbesi kabûl olur. İmâm-ı Gazâlî hazretleri; “Şartlarına uygun yapılan tövbe, muhakkak kabûl olur. Tövbenin kabûl edileceğinden değil, tövbenin şartlarına uygun olmasında şüphe etmelidir” buyuruyor. Tövbe edilmeyen herhangi bir günâhtan Allahü teâlâ intikâm alabilir. Çünkü Allahü teâlânın gadabı, günâhlar içinde saklıdır.…

Devamını oku

Namazı cemâat ile kılmak

Namâz kılmak, îmânın şartı değil ise de, namâzın farz olduğuna inanmak, îmânın şartıdır. Âkıl ve bâliğ olan her Müslümânın, her gün beş vakit namâzı kılması Farz-ı ayındır. Farz olduğu, Kur’ân-ı kerîmde ve hadîs-i şerîflerde, açıkça bildirilmiştir. Resûlullah efendimiz;(Namâz kılmayanlar, kıyâmet günü, Allahü teâlâyı kızgın olarak bulacaklardır) buyurmuştur.Kitâb-ül-fıkıh-alel-mezâhib-il-erbe’ada buyuruluyor ki:“Namâz, islâm…

Devamını oku