Günahta kul hakkı da varsa!

Her Müslümanın, Allahü teâlânın emrettiği ibâdetleri seve seve yapması, yasak ettiklerinden de aynı şekilde sakınması lâzımdır. Bilhassa kul hakkına dokunmamaya, hakkı olanları ödemeye, titizlikle çalışmalıdır. Üzerinde kimsenin hakkı kalmamasına çok dikkat etmelidir. Hakkı dünyâda ödemek kolaydır. Nezâket ile, yumuşaklıkla haktan kurtulmak mümkün olur. Fakat, âhırette, iş böyle değildir. Orada, hak…

Devamını oku

Dinde yapılan her değişiklik, bid’attir

Bid’at, dinde sonradan yapılan şey demektir. Peygamber efendimizin ve Onun dört halîfesinin zamânlarında bulunmayıp da, onlardan sonra, dinde meydâna çıkarılan, ibâdet olarak yapılmaya başlanan şeylerdir. Meselâ namâzlardan sonra hemen Âyet-el-kürsî okumak lâzım iken, önce Salâten tüncînâyı ve başka duâları okumak bid’attir. Bunları, Âyet-el-kürsîden ve tesbîhlerden sonra okumalıdır. Namâzdan, duâdan sonra…

Devamını oku

Bayram, günâhlardan kurtulmaktır

îyd, bayram demektir. Ramazân ayında, bu aya saygı gösteren, hürmet edenlerin günâhları affedildiği gibi, Zilhicce ayının 9. yani Arefe gününe hürmet edenlerin de günâhları affedilmektedir. Bu sebeple Müslümanlar, sevinmekte, neşelenmekte, bayram etmektedirler. Zaten îyd denilmesinin sebebi de budur. Bayram, günahlardan, inkârcılıktan kurtulmak ve böylece îmâna kavuşmak demektir. Günahkâr bir kimse,…

Devamını oku

Dostluğu bırakmak, dargın olmak

Hicr, dostluğu bırakmak, dargın olmak demektir. Bir mü’minin, din kardeşine, kırılarak, kızarak üç günden çok dargın durması harâmdır. Mü’min olanlar, İslâmiyyete uymazsa, onlara darılmak, vazîfeye çağırmak farzdır. Hadîs-i şerîfte; (Mü’minin mü’mine üç günden fazla hicr etmesi, dargın olması helâl olmaz. Üç geceden sonra ona gidip selâm vermesi vâcib olur. Selâmına…

Devamını oku

Allahü teâlânın rızâsı için ziyâret etmek

Akrabâyı, yakınları gözetmeye, ziyâret etmeye ve yardım etmeye Sıla-i rahm denir. Resûlullah efendimiz; (Putları, tapınılan heykelleri kırmak ve akrabâya iyilik etmek için gönderildim) buyurmuştur. Müslümân olan ve dînini kayıran akrâbasını ziyâret eden bir kimseye, yetmiş nâfile hac sevâbı verilir. Peygamber efendimiz, hazret-i Ebû Hüreyre’ye hitaben; (Hastanın hâlini sormak için iki…

Devamını oku

Dışını yıkayıp, gönlünü temizlemeyen…

Allahü teâlâ, iyi işleri kötülerinden ayırmak için, dinleri gönderdi. Sağlam olan akıl, kalbin İslâmiyyete uymasını emreder. Her kalb, İslâmiyyete uygun hareket ederse, temiz olur, dünyâda hiç sıkıntı olmaz. Kalbin temizlenmesi ve kuvvetlenmesi için, Allahü teâlânın ismini çok söylemesi lâzımdır. Allahü teâlâ, dinleri insanlara sıkıntı vermek için değil, kalbleri temizlemek için…

Devamını oku