İbâdetlerin efdali, fıkıh öğrenmektir

İmân edilecek şeyleri, farzlardan, harâmlardan meşhûr olanları, lüzûmu kadar öğrenmek farzdır. Bunları öğrenmemek harâmdır. İşitip de, öğrenmeye ehemmiyyet vermemek küfür olur, îmânı giderir. Cehlin ilâcı, çalışıp öğrenmektir. Hadis-i şerifte; (İlim öğreniniz. İlim öğrenmek, ibâdettir. İlim öğretene ve öğrenene cihâd sevâbı vardır) buyuruldu. Her mü’mine, birinci farz olan şey, îmânı, farzları,…

Devamını oku

Her şey, Allahü teâlânın rızâsı için olmalı

Dinimizde, bir Müslümânın, Müslüman veya gayr-i müslim, İslâm memleketinde veya gayr-i müslim memleketlerinde kısaca nerede olursa olsun, hiçbir insanın mâlına, canına, ırzına, nâmûsuna dokunması, câiz değildir. İslâm memleketinde yaşayan gayr-i müslimler ve başka memleketlerden gelen gayr-i müslim turistler, tüccârlar, Müslümânların hak ve hürriyetlerine mâliktirler. Kendi dinlerinin îcâblarını yani ibâdetlerini yapmakta…

Devamını oku

Ümit etmeli ama emîn olmamalı!

Müslüman, Allahü teâlâdan korkmalı, Onun rahmetinden ümîdi kesmemelidir. Ümît, korkudan çok olmalıdır. Böyle olanın ibâdetleri zevkli olur. Gençlerde korkunun, ihtiyârlarda, hastalarda ümîdin dahâ fazla olması lâzımdır denilmiştir. Korkusuz ümît ve ümîtsiz korku câiz değildir. Çünkü korkusuz olmak emîn olmaya, ümîtsiz olmak da, insanı ye’se, ümitsizliğe sürükler ki, bunun her ikisi…

Devamını oku

Ana-babasını râzı eden, beni râzı etmiş olur

Ana-babaya iyilik etmek, onları zarardan ve sıkıntıdan korumak farz-ı ayndır. Ana-baba kâfir de olsalar, onlara iyilik etmek, hizmet etmek farzdır. Allahü teâlânın rızâsı, dinine bağlı olan ana-babanın rızâsına bağlıdır. Allahü teâlânın gazabı, dinine bağlı olan ana-babanın gazabındadır. Peygamber efendimiz; (Cennet ana-babanın ayağı altındadır) buyurmuştur. Yâni, insana dinini îmânını öğreten ananın-babanın…

Devamını oku

Sıkıntısı olan, çok istiğfâr okumalı

Kalbi temizlemek, dünyâda ve âhırette saâdete kavuşmak, dertlerden, belâlardan, düşman şerrinden kurtulmak, ni’metlere kavuşmak için, her Müslümânın, her gün kalb ile tövbe etmesi, bu tövbeyi söylemesi lâzımdır. Bunu söylemeye istiğfâr denir. Çok istiğfâr okumalıdır. Muhammed Ma’sûm Fârûkî hazretleri buyuruyor ki: “Dertlerin, belâların gitmesi için, kalb ile istiğfâr okumak çok faydalıdır.…

Devamını oku

Müslümana hüsn-i zân etmeli

Hüsn-i zân, bir kimsede görülen hatayı, iyiye yorumlamak ve onun hakkında iyi düşünmek demektir. Bir Müslümanın kusûrunu görünce, ona hüsn-i zân etmek yani o kusûru, hatayı, iyiye yorumlamak ve onun hakkında iyi düşünmek lâzımdır. Vaktiyle beş vakit namazını hazret-i Ömer’in arkasında kılan ve Onun sevgisini kazanmış olan bir genç varmış.…

Devamını oku