İtaât etmeden, ni’mete kavuşulmaz

Herhangi bir kimse, Allahü teâlâya îmân etmedikçe, Onun emirlerini, beğendiği, iyi şeyleri yapmadıkça ve yasak ettiklerinden sakınmadıkça, rahmetine kavuşamaz. Çünkü Kur’ân-ı kerimde bir âyet-i kerîmede meâlen; (Allahın rahmetine kavuşmak isteyenler, emirlerini yapsınlar) buyurulmaktadır. Peygamber efendimiz de buyuruyor ki: (Müslümânlık beş şey üzerine kurulmuştur: Birincisi, Allahü teâlâya ve Muhammed aleyhisselâmın Onun…

Devamını oku

Ecel, onu buraya getirecektir!..

Ecel, ileri ve geri gitmez. İnsanın ömrü değişmez. Çok olur ki, kaçmak ölüme sebep olur. Her insanın eceli için yazılmış, takdir edilmiş bir vakit vardır. Ecel geldiği zaman, feryat etmek, üzülmek faydasızdır. İnsanın ömrü, her ân geçmekte, ecel ise yaklaşmaktadır. Verilen bu kısa zamanı, fırsatı, yerinde kullanmalıdır. İmâm-ı Gazâlî hazretleri,…

Devamını oku

Allahü teâlâ, iffet sâhiplerini sever

İffet; sözlük anlamı itibari ile, afîflik, temizlik, nâmus anlamlarına gelmektedir. İffet, başkasının malına göz dikmemek, fuhuş, çirkin, ayıp şeyler diye tarif edilmektedir. Hadis-i şerifte; (Allahü teâlâ, hayâ, hilim ve iffet sâhiplerini sever. Fuhuş söyleyenleri ve sarkıntılık yaparak dilenenleri sevmez) buyuruldu. Rûhun kuvvetlerinden birisi de şehvettir ve kendine tatlı gelen şeyleri…

Devamını oku

Bir babanın kızına vasiyyeti

Dinini bilen, seven ve kayıran sâlih bir baba, kızını, nefsinin ve nefsine uyarak kendine ve insanlara kötülük edenlerin şerrinden korumak için yazdığı vasiyyet mektubunda diyor ki: “Kızım; bir genç kızın, kendi başına, aklı ve idrâki ile iffetini muhâfaza etmesi güçtür. Eğer kız, biraz da güzelse, hâtıra ve hayâle gelmeyen tehlikelerle…

Devamını oku

Dîni, dünya isteklerine alet etmek

İslâmiyyette fenâ, kötü düşünceler, zararlı hareketler yoktur. Fakat İslâmiyyeti, şahsî menfâtlerine, kötü ideolojilerine âlet etmek isteyenler vardır. Ehl-i sünnet itikadında olan bir Müslümân, bunların âleti olamaz. Bunların aldatması sebebi ile, doğru îmânını bozmaz. Müslümân, hangi dinden olursa olsun, hiç kimsenin hakkına tecâvüz etmez. Din, tertemiz ahlâk sâhibi olmayı emreden, sırf…

Devamını oku

Âhireti sermâyen, dünyâyı kazancın yap

İmân ile küfür birbirlerine zıt olduğu gibi, âhıret de, dünyânın zıttıdır. Dünyâ ve âhıret bir araya getirilemez. Âhıreti kazanmak için, dünyâyı yani harâmları terk etmek lâzımdır. Dünyâyı terk etmek, iki türlü olur: Birincisi, bütün harâm olan şeyler ile berâber, mubâhları da, yani günâh olmayan lezzetlerin çoğunu da bırakıp, yaşamak için…

Devamını oku