Kötü komşuya dair…

Kötü komşuya dair…


Müslümân, komşusuna herhangi bir zarar vermez; ona iyilik yapar, ayrıca komşusundan gelen sıkıntılara da katlanır. 

 

Evvelki hafta, komşuluk haklarından ve iyi komşudan bahsettik. Bugün de bir nebze kötü komşudan bahsedeceğiz ki, biz onlardan olmayalım. Bir de, eğer komşumuz kötü ise, ona karşı davranışımız nasıl olmalıdır?

Peygamber Efendimizin hadîs-i şerîfleri ile konumuza başlayalım. O buyurmuştur ki:

“Komşusu, kötülüğünden emîn olmayan kimse, [kâmil] mümin değildir.” [Buhârî; Bezzâr]

“Namaz kılan, oruç tutan, sadaka veren, fakat dili ile komşularını inciten nice kimseler vardır ki, gidecekleri yer Cehennemdir.” [Hâkim]

“Kötü komşu, gördüğü iyiliği gizler, kötülüğü de yayar.” [Taberânî]

“Nice kimse, Kıyâmette komşusunun yakasına yapışıp diyecek ki: Ya Rabbî, buna sor ki niçin kapısını bana kapattı? Niçin elindeki nimetlerden bana da vermedi?” [İsfehani]

Ebû Hüreyre (radıyallahü anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhisselâm) buyurdular ki: “Komşusu, zararından emîn olmayan kimse, Cennete giremez.” [Buhârî, Edeb 29; Müslim, Îmân 73, (46)]

“Kendisinin iyi mi, kötü mü olduğunu anlamak isteyen kimse, sâlih komşularının, kendisi hakkında ne dediklerini öğrensin! ‘İyi’ diyorlarsa, Allah indinde de iyi olduğunu anlasın!” [İbn-i Mâce]

Her çeşit mâl bir nimet ise de, en önemli nimet Müslümânlık nimetidir. Onun için, komşularımızın, yakınlarımızın bu nimetten istifâde etmeleri için çalışmamız gerekir. Komşuya da emr-i marûf yapmamak en mühim bir kul hakkıdır. Komşularının günâh işlediklerini görüp de, “bana ne” diyerek evine çekilen, uygun bir şekilde onlara nasîhat etmeyen ve kendileri ile görüşmeyen, onların Cehennemden kurtulması için yardım etmeyen mes’ûl olacaktır.

Müslümân, komşusuna herhangi bir zarar vermez; ona iyilik yapar, ayrıca komşusundan gelen sıkıntılara da katlanır. Bir Müslümânın, kendi mâlını, cânını ve nâmûsunu koruduğu gibi, komşusunun mâlını, cânını, iffet ve nâmûsunu da öylece koruması, onların haklarına da riâyet etmesi lâzımdır. Bir kimse, komşusundan ne bekliyorsa, komşusuna da aynı şeyleri yapmalıdır. Komşuyu memnûn etmek, ona faydalı olmak hayırlı insan olma alâmetidir.

Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:

“Allaha ve âhırete inanan, komşusunu incitmesin.” [Buhârî]

“Komşuna ihsânda bulun ki (kâmil) mümin olasın.” [Tirmizî]

“Kötü komşunun eziyetlerine ölünceye kadar sabredeni Allah sever.” [Hâkim]

İyi bir komşunun seâdet alâmetlerinden olduğu belirtilmiştir. Nitekim Peygamber Efendimiz buyurmuştur ki:

“Sâlih komşu, uygun bir binek ve geniş bir ev, saâdettir.” [İmâm Ahmed]

“Allah ve Resûlünü seven, bunların da kendisini sevmesini isteyen, konuşunca doğru söylesin, emânete riâyet etsin ve komşusu ile iyi geçinsin.” [Beyhekî]

“Komşunun köpeğini döven, sâhibini incitmiş olur.” [İmâm-ı Gazâlî]

“Komşusu aç iken tok olan mümin değildir.” [Taberânî]