“Kusurum varsa söyle!”

“Kusurum varsa söyle!”




Evliyâdan Mustafa bin Süleymân hazretleri, bir sohbette;

“Kardeşlerim, kim bende bir ayıp kusur görüyorsa, lütfen söylesin” diye ricâda bulundu.

Çok şaşırdılar!

Ve hep birden dediler ki:

“Estağfirullah efendim, biz kimiz ki.

Sizde kusur görmek ne haddimize”

O ise, ricâsını tekrarladı.

Ve buyurdu ki:

“Kul kusursuz olmaz kardeşlerim.

Kusurumu söylerseniz, sevinirim.”

Bir sessizlik oldu.

Herkes susuyordu.

Derken biri kalktı ve arz etti ki:

“Ben sizde bir ayıp görüyorum!”

Öbürleri şaşırdılar!

Hattâ ona “Sus!” dediler.

Ama büyük zât sevindi.

Ve o kişiye dönüp:

“Söyle kardeşim, kusurum nedir?

Lütfen söyle ki, düzelteyim” dedi.

O kimse:

“Peki efendim” dedi.

Ve büyük bir edeple:

“Efendim, bizim gibi günahkârları sohbetinize kabul ediyor, kıymetli vakitlerinizi, bizim gibi liyâkatsiz kimselere sarf ederek ziyân ediyorsunuz” dedi.

Öbürleri rahatladılar.

Çok da duygulandılar.

Ve hattâ ağladılar!

Çünkü onu çok seviyorlardı.

Büyük velî de ağlayıp;

“Estağfirullah, içinizde en günahkâr olan, benim. Çünkü en yaşlınız benim. Nefes sayısı çok olanın, günâhı da çok olur” buyurdu.