Uzun şehzadelik devrinin çoğunu okumakla geçiren Mehmed Reşad Han, maiyetine karşı çok şefkatli; halim selim bir şahsiyetti.
Bugün; Osmanlı padişahlarının otuz beşincisi ve İslam halifelerinin yüzüncüsü olan Mehmed Reşad Han’ın vefat yıl dönümüdür… Bir nebze de olsa onun döneminden bahsetmek istedik efendim…
Çocukluğundan itibaren hususi olarak iyi bir tahsil ve terbiye ile büyüyen Mehmed Reşad Han, yüksek din ve fen bilgilerini okudu. Arapça ve Fransızcayı mükemmel bir şekilde öğrendi. Uzun şehzadelik devrinin çoğunu okumakla geçirdi. Halim selim ve merhametli bir şahsiyet sahibi olup, terbiye ve nezaketi her türlü ölçünün üstünde bulunuyordu. Maiyetine karşı çok şefkatli davranır, biri rahatsızlanınca, iyileşinceye kadar defalarca hatırını sorardı.
***
1890 senesinde İngilizlerin yardımıyla kurulan ve Padişah aleyhtarı Türk, Rum, Ermeni, Arnavut ve Yahudilerle Bulgar, Sırp ve Yunan çeteleri tarafından desteklenen İttihat ve Terakki Cemiyeti, 1909 yılında Sultan Abdülhamid Han’ı tahttan indirdi ve yerine kardeşi Mehmed Reşad Han’ı geçirdi… Sultan Reşad, ihtiyar, sessizdi. Ortalığı kana boyayanların, gönülden Müslüman olmadıklarını görüyordu. Bu canavarlar karşısında aciz ve zavallı bir durumda idi…
Devlet idaresine tamamen hâkim olan İttihatçılar, istedikleri kabineyi işbaşına getiriyorlar, istemediklerini ise baskı ve tehditle görevden uzaklaştırıyorlardı.
Sultan Abdülhamid taraftarı diyerek pek çok kişiyi idam ettirdiler. Herkes ölüm ve hapis korkusu içine düştü. Memlekette can, mal ve namus emniyeti kalmadı…
Siyaset yapmaktan memleket müdafaasına vakit bulamayan komutanların elinde kalan Osmanlı orduları, Karadağ, Bulgaristan, Yunanistan ve Sırbistan, karşısında bozguna uğradılar… İttihat ve Terakki’nin gafil, cahil, fırkacı, bölücü idaresi neticesinde Osmanlı Devleti, padişahın haberi bile olmadan bu defa da dünyanın süper güçlerine karşı Almanya safında Birinci Dünya Harbine katıldı!.. Dört sene süren savaş sonunda koca Osmanlı imparatorluğu yağma olundu. Bir milyon kilometrekareden fazla toprak kaybedildi…
Mehmed Reşad Han, Meşrutiyet Anayasası çerçevesinde devleti idare etmek istedi. Ancak İttihatçıların Osmanlı Devleti aleyhindeki faaliyet ve icraatlarının önüne geçecek kudrette değildi. Hükûmeti ele geçiren İttihatçıların çoğu masondu. Bu sebeple Sultan Reşad Han’ın saltanat devri, İttihatçıların keyfî ve mesuliyetsiz icraatları neticesinde büyük hadiselerle geçti…
***
Sultan Mehmed Reşad, memleketin içinde bulunduğu durumun ızdırabı içerisinde 3 Temmuz 1918 senesinde vefat etti. Cenazesi, kendisi tarafından hazırlanmış olan Eyübsultan’daki türbesine defnedildi…
Bütün Osmanlı Padişahlarının ruhları şad olsun…
Ahmet Demirbaş’ın önceki yazıları…