Gönül şehri daima mâmur olmak ister…

Gönlün mâmur edilmesi usta ve mîmâr ile olmaz. Ancak Allahü teâlânın lütfu ile olur. Celvetî Abdülhay Efendi Anadolu’da yetişen evliyâdandır. Edirne’de doğdu. Babası Celvetiyye tarîkatı şeyhlerinden Saçlu İbrâhim Efendidir. Abdülhay Efendi, babasının yanında yetişti. Celvetiyye tarîkatını da öğrenerek babasından hilâfet aldı. İstanbul’da Eminönü Yeni Câmi vâizliğine getirildi. Sonra Üsküdar’da Aziz…

Devamını oku

Sadaka vermenin önemi

Malı çok olup da zekât, sadaka vermeyen kimse, sıkıntı içinde yaşar. Sadaka verenin mâlının bereketi artar. Az mâlı çok iş görür. “Sadaka” kavramı; farz olan “zekât”ı, zenginler için edâsı vâcip olan “sadaka-ı fıtr”ı ve nâfile olan “infâk”ı içine alan geniş bir terimdir. Mükellef bir Müslümânın; îmânında ve ikrârında, samîmî olduğunun…

Devamını oku

“Ben Kâbe’ye gidiyorum hanım”

Evliyânın büyüklerinden Fudayl bin İyâd hazretleri, 187 (m. 803) yılında Mekke’de vefât etti. Gençliğinde işlediği bütün günahlarına tövbe ettikten sonra Beytullaha gitmeyi arzu etti. Hanımına seslendi. Yanına geldiğinde; “Ben Kâbe’ye gidiyorum. İster aramızdaki nikâh bağını çözelim, serbest ol, istersen benimle sen de gel” dedi. Hanım tereddütsüz; “Geliyorum” dedi. Ve gerekli…

Devamını oku

“Allahü teâlâ, rübûbiyyetini âciz kullarına bırakmaz!..”

Kazâ ve kader bilgisini, çok kimseler anlayamamış, doğru yoldan ayrılmıştır. Mevlânâ Bedreddîn Serhendî hazretleri İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin önde gelen talebelerindendir. 1593 (H.1002) senesinde Hindistan’da Serhend’de doğdu. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin hânegâhında, ilim tahsîl ederek yetişti. Hocasının teveccühlerine kavuşup, sohbetlerinde bulunmakla şereflendi. 1688 (H.1098) senesinde orada vefât etti. “Hadarât-ül-Kuds” isimli eserinde, İmâm-ı…

Devamını oku

Sabır ve iyi geçinme ayı…

Ramazan ayında insanlarla iyi geçinmelidir. Herkese iyi davranmalı. İnsanlara yapılacak en faydalı iyilik, en kıymetli hediye, tatlı dil ve güler yüzdür. Sabır, ibadet ve kulluk vazifelerini yapmakta kararlılık ve sebat göstermek, nefsin günah işleme arzusuna direnmek, bela ve musibetler karşısında sebeplere yapışmakla birlikte kadere rıza göstermek demektir. Sabretmek, kurtuluşa, başarıya…

Devamını oku

Yaşlı olup oruç tutamayanlar

İhtiyar, yaşlı olup, ramazan orucunu tutamayacak kimse gizli yemelidir. Sual: Yaşlı ve devamlı hasta olup da oruç tutamayanlar, ne yapmalı, nasıl bir yol takip etmelidir? Cevap: İhtiyar, yaşlı olup, ölünceye kadar ramazan orucunu veya kazaya kalmış oruçlarını tutamayacak kimse ve iyi olmasından ümit kesilen hasta, gizli yemelidir. Zengin ise, her…

Devamını oku