Organların kullanılmasına izin vermek

“Ben öldükten sonra, uzuvlarımın bir Müslümana verilmesine zaruret olursa, verilmesi için, izin veriyorum” demek caizdir. Sual: “Ben öldükten sonra, organlarımın, hastalara verilmesini istiyorum” demenin, dinen mahzuru var mıdır? Cevap: “Ben öldükten sonra, kanımın ve organlarımın, hastalara, yaralılara verilmesini istiyorum” demek caiz değildir. Çünkü bu söz, organlarını vakfetmek veya sadaka olarak…

Devamını oku

“Damda deve mi aranır?”

Belh Sultânı İbrâhim bin Edhem hazretleri tahtında uyurken bâzı tıkırtılar duyup uyandı. Derhâl dama çıktı. Birini gördü orada. Ve ona sordu ki: “Kimsin sen, damda ne arıyorsun?” O cevap verdi ki: “Devemi arıyorum.” İbrâhim Edhem; “Ey şaşkın, damda deve aranır mı?” diye çıkıştı! O meçhul kişi; “Asıl şaşkın sensin ki,…

Devamını oku

“Yâ Hazreti Câkîr! İmdâdımıza yetiş!”

“Efendim! Deniz yolu ile Hindistan’a gitmek istiyorum. Duânızı almak için geldim.” Muhammed Câkîr hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Irak’ta Samerrâ’da yaşardı. Hanbelî mezhebi âlimlerindendir. 550 (m. 1155) senesinde orada vefât etti. Zamanında bulunan evliyâ içinde bir tane olup, onların temel direklerinden biri idi. Çok yüksek derecelerin sahibi idi. Rivâyet edildiğine göre, Câkîr…

Devamını oku

İlmihâl ne demektir?

İlm-i Hâl (ilmihâl): “Her Müslümânın îmân, ibâdet ve ahlâk ile ilgili bilmesi gereken şeyler veya bu bilgileri anlatan kitap” demektir. Malûm olduğu üzere, takrîben çeyrek asırdan bu yana (2003 yılından beri), Türkiye gazetesinde, haftada 2 defa [daha önce Cuma ve Cumartesi günlerinde idi, şimdi ise Pazartesi ve Salı günlerinde] çeşitli…

Devamını oku

“Bunda bir hikmet var”

İbrâhim bin Edhem hazretleri hükümdârken bir gün adamlarına emretti: “Atımı getiriniz!” Derhâl getirdiler. Av köpeğini aldı. Ve ava çıktı. Az sonra bir geyik gördü ileride. Onu yakalamak için mahmuzladı atını. Ancak gâipten bir ses duydu… Hemen durdu. Ve dinledi sesi. Ona hitâben; “Ey İbrâhim! Sen bunun için yaratılmadın” deniyordu kendisine.…

Devamını oku

“Nîmeti değil, o nîmeti vereni görmek şükürdür”

“Eshâb-ı kirâma hürmet etmeyen kimse, Muhammed aleyhisselâma îmân etmiş olmaz.” Ahmed Semerkandî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. On dördüncü asrın sonlarında vefât etti. Zâhirî ilimlerde Zeynüddîn-i Hafî’nin derslerinde yetişip, kalb ilimlerinde ve tasavvuf yolunda da Hâce Alâüddîn-i Attâr hazretlerinin sohbetlerine devâm etmekle ilerledi. Ahmed Semerkandî hazretleri, devamlı olarak; Cüneyd-i Bağdâdî, Ebû Bekr-i…

Devamını oku