Namaz, dua etmek mi demektir?

Salât kelimesi, her gün beş vakitte, herkesin bildiği şekilde kılınan namazdır. Sual: Bazı kimseler, Kur’ânda namaz, salat kelimesiyle bildirilmiştir. Salat kelimesi de dua etmek demektir, dua edince namaz yerine geliyor diyorlar. Bunun gerçekle bir alakası var mıdır? Cevap: Bu konuda Dürr-i yektâ şerhinde deniyor ki: “Kur’ân-ı kerimin birçok yerinde emrolunan…

Devamını oku

“Onun şeytan olduğunu nasıl bildin?”

Bir gün Gavs-ül âzam Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri, pek fazla susamıştı. Ama içecek “su” yoktu… Zîrâ çölün ortasındaydı. Hak teâlâ ona bir “bulut” gönderdi… O, buluttan bir “yağmur” boşandı. Kana kana içip ferahladı… O ara bir “ışık” belirdi. Buluttan bir “ses” duydu… Kendisine hitâb ediyordu. Kulak verip dinledi. O ses diyordu…

Devamını oku

“Çok istigfâr etmenizi tavsiye ederim…”

“Dâimâ takvâ üzere olunuz. Her nerede olursanız, Allahü teâlânın dînine uygun yaşayın.” Beyzâde Mustafa Efendi Osmanlı velîlerindendir. Artvin’in kazâlarından Şavşat’ta doğdu. İstanbul’da Sahn-ı Semân medreselerinde okudu. Tahsîlini tamamladıktan sonra müderrisliğe başladı. Daha sonra Fâtih Câmii Medresesine müderris tâyin edildi. Nakşibendî yolunun büyüklerinden Hâfız Mehmed Efendinin sohbetlerine devâm ederek kemâle ulaştı.…

Devamını oku

Gençliğin önemi…

Bir Arap şâir der ki: “Keşke, bir gün gençlik geri gelse de, ihtiyârlığın neler yaptığını ona haber versem…” Burada önce “genç”i bir tarîf edelim: “Genç” kimdir? Bir insana, 30 yaşına kadar “genç”, 50 yaşına kadar “yetişkin”, 70 yaşına kadar “ihtiyâr”, 70’ten sonra ise “pîr-i fânî” denilmektedir. Demek ki dünyâ hayâtı,…

Devamını oku

Fıkıh bilgilerini öğrenmemek günahtır

Öğrenmesi farz veya vacib olan fıkıh bilgilerini öğrenmemek fısktır, günahtır. Sual: Bir Müslüman kendisine lazım olan fıkıh bilgilerini öğrenmezse günaha mı girer? Cevap: Öğrenmesi farz veya vacib olan fıkıh bilgilerini öğrenmemek fısktır, günahtır. Fasıkların şahitliği kabul olmadığı için, şahitlere itiraz olunduğu zaman, hâkim şahitlere fıkıhtan sorarlardı. Bilmezlerse, reddolundukları gibi, tazir…

Devamını oku

“Mümin cehenneme girer mi?”

Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerini, bir ramazan gününde yetmiş kişi iftâra çağırdılar. Büyük velî, her birine; “İnşallah gelirim” buyurdu. Ve hepsinin dâvetine gitti. Kalplerini hoş etti. Ertesi gün oldu. O yetmiş kişinin her biri; “Hocamız dün iftârı bizim evde yaptı” diyorlardı. Nitekim bunlardan ikisi karşılaştı o gün. Biri çok sevinçliydi… Öbür kimseye;…

Devamını oku