“Haram, ateş gibidir evlâdım”

Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin zamânında bir genç vardı ki, bu büyük velîyi çok severdi. Ama bâzen nefsine uyup günah işlerdi. Yine bir gün şeytana uyup günah olan bir iş yapıyordu. Bu zâtın sesini duydu. Ve toparlandı birden… Zîrâ büyük zât, o gence; “Dur, sakın yapma! O iş günahtır” diye seslenmişti. Etrâfına…

Devamını oku

“Nasîhate, senden çok, benim ihtiyâcım vardır”

“Gece ve gündüz, yolculukta bir konak yeri gibidir. Dünyâ ile âhiretin arası bu kadardır.” Sirâcüddîn Ebû Süleymân hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Horasan’da doğdu. 781 (H.165) senesinde Bağdat’ta vefât etti. Zamânının âlimlerinden çeşitli ilimleri tahsîl etti. Tâbiînin bazı büyüklerinden hadîs-i şerîf dinledi. Habîb-i Acemî hazretlerinin sohbetlerine devâm edip, ondan feyiz aldı. Tasavvuf…

Devamını oku

Allahü teâlâya hüsn-i zan etmeli

“Müminin kalbinde korku ile ümîd varsa, Allahü teâlâ da, ona umduğunu verir, onu korktuğundan da emîn eder” Bir hadîs-i kudsîde buyuruldu ki: “Allahü teâlâ, “Ben kulumun zannı üzereyim. Beni nasıl zannederse, öyle bulur” buyurdu.” [İbn-i Hibbân] (Yani “Allah, beni affeder” diye ümîd ediyorsa onu affeder. Allah’tan ümîdini keserek, “Ben, mutlakâ…

Devamını oku

Bir söz veya işle, iman gidebilir

“Bir kimse, küfre sebep olan bir şeyi, zaruret olmadan, yani isteyerek söylerse, kâfir olur.” Sual: Bir Müslüman, İslamiyet’in imanın giderir dediği bir şeyi söyler veya yaparsa, bu kimsenin imanı gitmiş mi olur? Cevap: Bu konuda Uyûn-ül besâirde deniyor ki: “İnsan resmi veya heykeli yapıp, bu insanda ülûhiyyet, ilahlık sıfatlarından birinin…

Devamını oku

“Allah diyen mahrum kalmaz”

Türkistân’ın en büyük velîlerinden Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin bir talebesi vardı. Bu zâtın emriyle gittiği bir ticâretten dönüyordu ki, yolda bir grup harâmîyle karşılaştılar… Kervan, kıymetli mallarla doluydu. Ama hiç endîşe etmedi. Kendi kendine; “Beni, üstâdım gönderdi. Öyleyse bir şey olmaz” dedi. Gözlerini kapadı. “Yâ Rabbî! Hocamın hürmetine bize yardım et”…

Devamını oku

“Fıkıh bilmeden, hadîs-i şerîf bilmeniz size fayda vermez”

“İmâm-ı a’zamın talebelerinin meclisinde bulunmadıkça fıkıh âlimi olamazsınız.” İftihâruddîn Hârezmî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimidir. 667 (m. 1268) senesinde doğdu. Memleketinde bir müddet ilimle meşgûl olup yükseldikten sonra, Kâhire’ye geldi. Orada bulunan Câviliyye Medresesi’nin meşihatına (baş müderrisliğine) tayin edildi. 741 (m. 1340) senesi muharrem ayında Kâhire’de vefât etti. İmâm-ı a’zam…

Devamını oku