İnsan hayatında huzurun kaynakları

Huzurun kaynağı üç temel sacayağı üzerine oturur: Kalbî huzur, ailevî/sosyal konfor ve helal kazanç ile kanaat duygusu… İnsanoğlu, var olduğu günden beri kesintisiz bir biçimde huzur ve mutluluğun peşindedir. Modern çağın sunduğu tüm maddi imkânlara, teknolojik konfora ve lükse rağmen insandaki tatminsizlik ve ruhsal boşluk hissi giderek derinleşmektedir. İslâm inancına…

Devamını oku

Alışveriş bilgisini öğrenmeden…

“Alışveriş ve başka sözleşmeleri yapacak kimsenin bunların sahih ve helal olması şartlarını öğrenmesi lazımdır.” Sual: Alışveriş bilgisini, kendisine lazım olan fıkıh bilgilerini öğrenmeden, tasavvuf ehli olunabilir mi? Cevap: Dinini iyi öğrenen bir Müslüman, haram işlemeden ve faiz felaketine düşmeden her çeşit ticareti yaparak helal mal kazanır. Helal ve bereketli kazancı…

Devamını oku

“Bu iddianı nasıl ispat edeceksin?”

Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri, bir gün bir yerden geçerken iki kimseyi gördü. Münâkaşa ediyorlardı. Biri Hristiyan, öteki Müslümandı. Onlara yaklaştı ve sordu: “Niçin münâkaşa edersiniz?” Müslüman arz etti ki: “Efendim, bu kimse, (Bizim Peygamberimiz, sizinkinden üstündür) diyor. Büyük zât, Hristiyana sordu: “Sen, bu iddianı nasıl ispat edeceksin?” O dedi ki: “Bizim…

Devamını oku

“Sevilmeyenden yüz çevrilir beğenilene dönülür…”

“Hak teâlâ, dünyayı sevmez. Âhireti sever. Sevilmeyen, sevilen ile hiçbir şeyde bir tutulamaz.” Ebü’l-Hasan Bekrî hazretleri meşhur velîlerden ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1545 (H.952) senesinde Kâhire’de vefât etti. Büyük âlim ve velilerden Abdülkâdir Deştûtî’ye intisab ederek manevi ilimlerde yükseldi ve icazet verilerek talebe yetiştirdi. Yazdığı eserlerden Şerh-ul-Âdâb kitabında şöyle…

Devamını oku

Resûlullah sevgisinin önemi

Allah’ın sevgisi ile Peygamberin sevgisi farklı olmadığı gibi, Allah’ın emri ile, Peygamberin emri de ayrı değildir. Bunu ayrı gösterenler kâfirdirler. Bir âyet-i kerîme meâli şöyledir: “Resûlüm de ki; Allah’ı seviyorsanız, bana uyun ki Allah da sizi sevsin…” [Âl-i İmrân, 31] Allah’ın sevgisi ile Peygamberin sevgisi farklı olmadığı gibi, Allah’ın emri…

Devamını oku

“Rabbim beni kurtardı”

Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri zamânında, Bağdat’ta bir kadın vardı. Bu büyük zâtı çok seviyor, darda kaldığı vekit ondan “imdât” istiyordu. Bir de ahlâksız biri vardı. Ve âşıktı bu kadıncağıza. Onu gizli gizli tâkip ediyor, hep peşinden gidiyordu… Bir gün uzun bir yola çıktı bu kadıncağız. O adam da arkasından… Kadın, dağda…

Devamını oku