Tövbe edenlere Allah’ın şefkati

“Ey günâhı çok olan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümîdinizi kesmeyiniz. Allah bütün günâhları affeder.” Allahü teâlâ, Kur’ân-ı kerîmde (meâlen), “Allah, tevbe edenleri sever” buyurmuştur. (Bakara, 222) İmâm Mücâhid (rahmetullahi aleyh) buyurdu ki: “Her sabâh ve akşam tövbe etmeyen kimse, kendine zulmeder.” Bir âyet-i kerîme (meâli) şöyledir: “Ey günâhı çok olan kullarım!…

Devamını oku

İbadetleri yapacak kadar yemek

“Farzları yapamayacak kadar zayıflatan riyazet, yani az yemek caiz değildir.” Sual: Dinimiz az yemeli diyor diyerek, az yiyerek, çalışamayacak derecede kendini zayıflatmak, dinimizce uygun mudur? Cevap: Konu ile alakalı olarak Abdullah Mûsulî hazretleri, Muhtâr kitâbının şerhi olan İhtiyâr kitâbında diyor ki: “Farzları yapamayacak kadar zayıflatan riyazet, yani az yemek caiz…

Devamını oku

Her görüştüğü kimseden duâ isteyen zat…

Türkistan’ın en büyük velîlerinden Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin kabr-i şerîfi Semerkant’tadır. Gençliğinde her görüştüğü kimseden duâ isterdi. Kim olursa olsun… Bunu âdet etmişti kendisine. Bir gün buğday satın alır bir köylüden. Parasını ödeyip ayrılır. Ancak üç gün sonra ayılır. Kendi kendine; “Eyvâh!.. Ben o köylüden duâ istemedim. Belki de saadetim onun…

Devamını oku

“Dünya ve ahirette iyilik, sabır ile ele geçer…”

“Allahü teâlâya tam ibadet eden kimseye, mahlûklar itaat ve hizmet ederler.” Ebû Muhammed el-Havvas hazretleri hadis ve fıkıh âlimidir. Bağdâd’da yaşadı. 253 (m. 867) senesinde doğdu. 348 (m. 959)’de vefât etti. Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerinin talebelerinin en eskilerinden ve en büyüklerindendir. Ebû Muhammed el-Havvas hazretleri hâlini gizler, husûsî hâllerini, başkalarına nisbet…

Devamını oku

İhlâslı kullara hayırlı hizmetler nasip olur…

Bir hayra vesile olmak, Allahü teâlânın kuluna büyük bir ihsanıdır. Bu nimetin kıymetini bilen, niyetini temiz tutar. İhlâs, ibadetleri ve hayırlı işleri sırf Allahü teâlânın rızasını kazanmak için yapmaktır. İnsan çeşitli işleri yapmayı ister; fakat asıl üzerinde durması gereken, o işi kimin için yaptığıdır. Şöhret, itibar ve takdir arzusu kalbe…

Devamını oku

Namazı kaza edince tövbe de etmelidir

“Farz namazı, özürsüz yani İslamiyetin gösterdiği bir sebep olmadan vaktinden sonra kılmak, büyük günahtır.” Sual: Vaktinde kılınmayan, kazaya kalan namazlar kaza edilince, vaktinde kılmama günahından da kurtulmuş olunur mu? Cevap: Konu ile alakalı olarak Dürr-ül-muhtârda, buyuruluyor ki: “Farz namazı, özürsüz yani İslamiyetin gösterdiği bir sebep olmadan vaktinden sonra kılmak, büyük…

Devamını oku