Kişiyle uğraşmak kalbi karartır…

Mümin; dedikodu, gıybet, kötü zan ve insanların gizli hâllerini araştırmak gibi kalbi karartan davranışlardan uzak durmalıdır. İnsanların kusurlarıyla değil, kendi vazifemizle meşgul olmak; huzurun ve güzel geçinmenin en doğru yoludur. İnsan, başkalarının hâlini merak etmeye meyillidir. Fakat müminin dikkati insanların ayıplarında değil, kendi vazifesinde olmalıdır. Çünkü başkasının kusuruyla meşgul olmak,…

Devamını oku

Bu kadar ibadet, fazla değil mi?

Allahü teâlâya secde ederek lütuflarına şükretmek azaldıkça, ona giden yol uzaklaşır. Sual: Günde beş kere namaz kılmak, insanın bugünkü hayat tarzına göre fazla değil midir? Cevap: Konu ilgili olarak sonradan Müslüman olan B. JOLLY isimli bir İngiliz kadın hatıratında şöyle demektedir: “Ben İngiltere’de Hıristiyan olarak doğdum, İncil’de yazılı olanları öğrenerek…

Devamını oku

Saadetin yolu, İslamiyet’e uymaktır

İslam dinine uymayan her söz, her yazı ve her iş kıymetsizdir. Sual: Din adamı olduğunu söyleyen bir kimse, farzlarda gevşek davrandığı, haramlardan sakınmadığı hâlde, kendisinde olağanüstü hâller olduğunu söylese, bu kimseye ve söylediklerine itibar edilir mi? Cevap: Bu konuda Muhammed Ma’sûm hazretleri bir talebesine yazdığı mektubunda buyuruyor ki: “Resulullah efendimize…

Devamını oku

Kabri “ateş” doluydu

Tâbiin devri âlim ve evliyasından Amr bin Dînar hazretleri, 743 (H.126) senesinde Mekke-i mükerremede vefat etti. Kendisi anlatır: Edirne’de biri vardı. Kız kardeşi vefat etti… O şöyle anlatıyor: Onu defnettik. Ve ayrılıp gittik. Benim değerli bir yüzüğüm o arada kayboldu… Kendi kendime; “Acaba kabre mi düştü?” deyip tekrar kabre gittim.…

Devamını oku

Sırat hem dünyada hem de ahirette vardır

Müfessirler “Sırât ikidir; biri dünya ile diğeri ahiretle ilgilidir” demişlerdir. İsmail Rusûhî Efendi Osmanlı evliyasındandır. Ankara’da doğdu. İlk tahsilini orada yaptı. Bayrâmiyye yoluna girip feyz aldı. Konya’ya giderek Mevlevî şeyhi olan Çelebi Bostan Efendi’nin talebesi oldu. Sonra İstanbul’da Galata’daki Mevlevî dergâhına şeyh tayin edildi. 1630 (H.1040) senesinde İstanbul’da vefat etti.…

Devamını oku

Rum imparatorunun imanla şereflenen cömert kızı…

Rum imparatorunun bir kızı vardı. Bir gece dışarı çıkınca ibret nazarıyla gökyüzüne baktı ve kendinden geçti!.. İbrâhîm Havvâs hazretleri Bağdatlıdır ve Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerinin talebelerindendir. “Havvâs” hurma yaprağından zembil (sepet) ören kimse demektir. Geçimini, sepet satarak sağladığı için bu isimle anılmıştır. Aza kanaat ederdi. Bu yüzden ona “Tevekkül edenlerin reisi”…

Devamını oku