Dergâha ayakkabıyla girmek isteyen küstah İngiliz subayı!

Bir İngiliz subayı Hâce Mahdûm Sâbir hazretlerinin dergâhına geldi ve ayakkabılarıyla içeri girmek istedi. Hâce Mahdûm Sâbir hazretleri büyük velîlerdendir. 1196 (H.592)’da Afganistan’da Hirat’ta doğdu. İlk tahsilinden sonra Hindistan’a giderek Ferîdüddîn-i Genc-i Şeker hazretlerine intisab etti. Onun sohbetlerinde kemale gelince hocası ona icazet vererek Kalyâr’a (Gvâliyar) gönderdi.1291 (H.690) senesinde orada…

Devamını oku

Duanın kabul olması için…

Allahü teâlâ, Mü’min sûresinin 60. âyetinde, (Dua ediniz, kabûl ederim) buyuruyor. Ancak, duanın kabûl olması için, beş şart vardır. Bir gün birisi gelerek İbrâhîm-i Edhem’den “kuddise sirruh” nasîhat istedi. O mübarek zat da buyurdu ki: Altı şeyi kabûl edersen, hiçbir işin sana zarar vermez. O altı şey şudur: 1- Günah…

Devamını oku

Peygamber Efendimizin hicreti

Peygamber Efendimizin; miladın 622 senesinde, Allahü teâlânın emri ile Mekke’den Medine’ye olan yolculuğuna Hicret denir. Sual: Peygamber Efendimizin Medine’ye hicreti nasıl olmuştur, İslâm tarihinde bu hicretin önemi nedir? Cevap: Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem), tarihçilere göre miladın 622 senesinde, Allahü teâlânın emri ile, Mekke’den Medine’ye gitti ve bu yolculuğuna…

Devamını oku

Gerçek tövbe böyle olur…

Abdülvâhid bin Zeyd hazretleri, meşhûr hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. Tebe-i tâbiîn’dendir. Basra’da yaşadı. 805 (H. 189) senesinde vefât etti. Çok içki içer, devâmlı “sarhoş” hâlde bulunurdu. Bir gün yolu, Yûsüf bin Hüseyin’in vaaz meclisine uğradı. Sohbetini dinledi. Çok istifâde etti. Kalbine bir hâl oldu. Kendinden geçmiş olarak, yere yığılıverdi!…

Devamını oku

Kur’ân-ı kerîme hürmet göstermek nasıl olur?

Kur’ân-ı kerîm okumadan önce dişleri misvâklamalı ve güzel koku sürünmelidir! Ebü’l-Hasan Ali Konevî hazretleri büyük velîlerdendir. 1270 (H.668) senesinde Konya’da doğdu. İlk tahsilinden sonra Şam’a giderek zamanın büyük âlimlerinden fıkıh, kelâm ve tefsir ilimleri tahsil etti. İcâzet aldıktan sonra Şam’da İkbâliyye Medresesinde ders vermeye başladı. Sonra 1327’de Şam’da kâdılık mevkiine…

Devamını oku

Çeşitli asırların müceddidleri

11. asrın Müceddidi, İmâm-ı Rabbânî, Müceddid-i Elf-i Sânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretleridir. Bilinmeyen, işitilmeyen ilimlerin kaynağı idi. Dünkü makâlemizde, ilk 5 asrın müceddidlerini sizlere arzetmiştik. Şimdi de kalanları zikredelim: 6. asrın Müceddidi, Seyyid Ahmed Rifâî hazretleridir. 512’de tevellüd, 578’de vefât etti. Asrının bir tanesi, kutupların başı idi. Zamanının târihçilerinden [Ebu’l-Ferec…

Devamını oku