“Âlimler ve velîler, Muhammed aleyhisselâmın vârisleridir”

“Orada âlimler ve velîler, Muhammed aleyhisselâmın etrâfında toplanacaklardır.” Ebû Muhammed Serrâc hazretleri meşhur âlim ve velîlerdendir. 1026 (H.417) senesinde Bağdat’ta doğdu, 1106 (H.500) senesinde aynı yerde vefât etti. Bağdâd’ın meşhûr âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri tahsîl etti. Kırâat ve Hanbelî fıkhını öğrenip fıkıhta da yüksek âlim oldu. Tatlı sohbetleri esnâsında…

Devamını oku

Sağlam bir aile yuvası için…

Nasıl ki bir binanın sağlamlığı temelinin sağlamlığına bağlıysa, toplumun huzuru da aile yuvalarının sağlamlığına bağlıdır. İslâm’ın insan hayatına getirdiği hükümler, yalnızca ibadetlerden ibaret değildir. İslâm, insanın hem dünyada huzurlu ve güvenli yaşamasını, hem de âhiret saadetine kavuşmasını hedefler. Bu sebeple İslâm hukukunda insan ve toplum hayatının korunması için vazgeçilmez kabul…

Devamını oku

“Ben, kendi atımla giderim”

Ömer bin Abdülazîz hazretleri halîfe olunca, önüne “saltanat atlarını” getirdiler. Onlara sordu ki: “Nedir bunlar?” Dediler ki: “Hilâfete mahsus atlardır efendim. Lütfen binin, sizi hilâfet konağına götürelim.” Ancak kabûl etmedi. “Lüzum yok, ben kendi atımla, kendi evime giderim” buyurdu. Evine gidince hizmetçisi karşıladı. Baktı ki, düşünceli. Hemen suâl etti ki:…

Devamını oku

“Kim salât okursa, yetmiş melek de ona salât okur”

“Her kim bana on kere sabah, on kere da akşam salevât okursa, kıyâmet günü şefâatime kavuşur” Câbir bin Zeyd hazretleri Tâbiînin büyüklerdendir. Basra’da yaşamıştır. Doğum ve vefât târihleri bilinmemektedir. Abdullah İbn-i Abbâs, Abdullah İbn-i Ömer, Abdullah İbn-i Amr, Abdullah İbn-i Zübeyr, İkrime (radıyallahü anhüm) gibi pekçok Sahâbîden hadîs-i şerîf dinledi.…

Devamını oku

Resûllah’ın Müslümânı tarifi…

“Mü’min, koku satan kimse gibidir. Yanında otursan için açılır. Onunla gezsen veya ortak iş yapsan faydasını görürsün. Onun her işi faydalıdır.” Kitaplarda, “İyi bir insan” olmak için evvelâ “kâmil [ya’nî olgun] bir Müslümân” olmak gerekir diye yazılıdır. Zâten Müslümân kimse, iyi insan demektir. “Müslümân”a “mü’min” de denilir. Kur’ân-ı kerîmde “el-Mü’min”…

Devamını oku

Sevap ve azap niçindir?

Allahü teâlânın vadettiği iyiliklerin ölçü birimine, ‘ecir’ ve ‘sevap’ denir. Sual: İnsanın elinde bir şey yoksa, niçin sevap, azap oluyor ve niçin dinler gönderiliyor? Cevap: Allahü teâlâ, insanların yaptığı işleri iki kısma ayırdı. Bir kısmını beğendiğini, bunları yapanlardan razı olduğunu, her iş karşılığında, bunlara nimetler, rahatlıklar, iyilikler vereceğini vadetti. Vadettiği…

Devamını oku