Allah’a kul olunca hayat da güzel, vefat da…

Rabbine kul olanın dünyası sonsuz hayata hazırlık yeri, vefatı ise Allahü teâlânın rahmetine kavuşmaya açılan bir kapıdır. İnsan, Rabbine iman edip emirlerine uygun yaşamaya başlayınca hayatın yükü hafifler; ölüm de korkulan bir son olmaktan çıkar.Gönlü Allahü teâlâya bağlı bir kul, sevinçte şükreder, sıkıntıda sabreder. Peygamber Efendimiz “sallallahü aleyhi ve sellem”,…

Devamını oku

Kur’ân-ı kerim, hep aynıdır

Bugün, bütün dünyada bulunan Mushafların aralarında bir nokta farkı bile yoktur. Sual: Kur’an-ı kerim, Peygamber Efendimize indiği gibi, hep aynı mı kalmıştır, değişme olmuş mudur? Cevap: Cebrâil aleyhisselâm, Peygamber Efendimize her sene bir kerre gelip, o ana kadar inmiş olan Kur’ân-ı kerimi, Levh-il-mahfûzdaki sırasına göre okur, Peygamber Efendimiz dinler ve…

Devamını oku

Dünyâsı da âhireti de mâmur kız…

Ömer bin Abdülazîz hazretleri, Emevî halîfelerindendir. Hazret-i Ömer’in oğlunun torunudur kendisi. Hazret-i Ömer (radıyallahü anh), âdeti üzere bir gece şehri dolaşıyordu. Bir evin önünden geçiyordu ki, içerden bir konuşmalar duydu. Anne kız, konuşuyorlardı: Annesi diyordu ki: “Kızım, süte biraz su kat!” “Hayır anne, katmayalım.” “Hiç olmazsa bir ölçek.” “Anneciğim! Bunun…

Devamını oku

Dünyâsı da âhireti de mâmur kız…

Ömer bin Abdülazîz hazretleri, Emevî halîfelerindendir. Hazret-i Ömer’in oğlunun torunudur kendisi. Hazret-i Ömer (radıyallahü anh), âdeti üzere bir gece şehri dolaşıyordu. Bir evin önünden geçiyordu ki, içerden bir konuşmalar duydu. Anne kız, konuşuyorlardı: Annesi diyordu ki: “Kızım, süte biraz su kat!” “Hayır anne, katmayalım.” “Hiç olmazsa bir ölçek.” “Anneciğim! Bunun…

Devamını oku

“Mezara girmeden, nefsin şerrinden emin olmayın!”

“Kötülük etmeyen temiz bir kimseye iftirâda bulunmak, göklerden de ağır bir suçtur.” Seyyid-i Sırdân hazretleri Anadolu velîlerindendir. Asıl adı Burhâneddîn’dir. 1165 (H.561) senesinde Afganistan’da Tirmiz’de doğdu. Belh’e giderek Sultân-ül-Ulemâ Behâeddîn Veled hazretlerine talebe oldu. Bütün ilimleri öğrendi ve mânevî yüksek derecelere kavuştu. Hocası, oğlu Mevlânâ Celâleddîn’in terbiyesini ona havâle etti.…

Devamını oku

“Söyleyin canlarım, kâinatın nasıl olmasını isterdiniz?..”

Büyük velîlerden Sümbül Sinân Efendi’nin dergâhında çok talebesi vardı. Ancak o, Muslihuddin Musa’yı hepsinden çok seviyordu!.. Sümbül Sinân Efendi, büyük velîlerdendir. Hicri 856 (m.1452) yılında Merzifon’da doğdu. İstanbul’a gelip, Fâtih Sultan Mehmed Hân ve Sultan İkinci Bâyezîd Hân devrinin meşhûr âlim ve velîlerinden olan Efdalzâde Hamîdüddîn Efendi’den ders aldı. Daha…

Devamını oku