Resûlullah Efendimizin ana babası da Müslümandı

“Hanîf dîni, Muhammed aleyhisselâmın peygamberliğinin bildirilmesine kadar devâm etmiştir.” Abdullah Abdî Efendi Osmanlı velîlerindendir. 1583 (H.992) senesinde Bosna’da doğdu. Doğum yeri olan Bosna’da ilim tahsîline başlayan Abdullah Efendi, sonra İstanbul’a geldi. Tahsîlini tamamladıktan sonra Bursa’ya gitti. Hâcı Bayram-ı Velî yolunun halîfelerinden Hasan Kabaduz Efendi ile görüştü. Bu zâtın sohbetlerinde kemâle…

Devamını oku

İş işten geçmeden…

M. Said Arvas Hocadan Hatıralar… Son nefeste; bu dünyada zevkle yaptığımız günâhlardan nefret edecek ve pişman olacağız. Ancak iş işten geçmiş olacaktır. Doğumla bu âleme kavuştuğumuz gibi, ölümle de bir başka âleme kavuşacağız. Tohum, toprağa düşmesine rağmen, nasıl bir başka hayata kavuşur ve gökyüzüne dal-budak salarsa, insanın cesedi de ölümle…

Devamını oku

Ölünün bedenini yakmak!

“Allahü teâlâ, meyyitin toprağa gömülmesini emreyledi. Hindû kâfirleri ölülerini yakıyorlar.” Sual: Müslüman veya gayr-i mislim bir ölünün, zaruretsiz kabrini açıp ölünün kemiklerini çıkarmak, kırmak ve yakmak caiz olur mu? Cevap: Kabri açıp, ölünün kemiklerini kırmak, kemikleri açıkta bırakmak, yakmak, diriye olduğu gibi, ölüye de eziyet verir, haramdır. Gayr-i müslim vatandaşların…

Devamını oku

Kabîle reîsinin kızı…

Sâbit bin Kays “radıyallahü anh”, Ensâr-ı kirâmdandır. Peygamber Efendimizin hatîbi olmakla şereflenmiştir. Resûlullah Efendimiz, Müreysî Gazâsında alınan esîrleri Eshâbına paylaştırdı. İçlerinde bir hanım vardı. İsmi “Cüveyriyye” idi. Kabîle reîsinin kızıydı. Cüveyriyye, Hazret-i Sâbit bin Kays ile onun amca oğluna düştü. Onlarla dokuz altın karşılığı, âzad olmak için anlaştılar… Cüveyriyye’nin babası…

Devamını oku

“Herkesin fetvâsıyla amel etmemelidir!”

“Âlimlerin sohbetine devâm ediniz. Güvenilir ve sağlam âlimlerin fetvâsıyla amel ediniz…” İmâm-ı Birgivî hazretleri Osmanlı fıkıh âlimlerindendir. 1521 (H.929) senesinde Balıkesir’de doğdu. İstanbul’da bulunan meşhûr Semâniyye Medresesi müderrislerinden ders aldı. Parlak bir başarı ile icâzet imtihânını vererek, bir müddet İstanbul medreselerinde müderrislik yaptı. Bu vazîfesi sırasında Bayrâmiyye tarîkatının şeyhlerinden olan…

Devamını oku

Aile, küçük bir devlettir…

Küçük bir devlet sayılan ailede herkesin vazifesi vardır. Devlet de farklı şehirleri, mahalleleri ve aileleri bünyesinde barındıran büyük bir aile gibidir. Aile, insanın hayata hazırlandığı ilk terbiye ve idare ocağıdır. Çocuk; sorumluluğu, itaati, hakkaniyeti, yardımlaşmayı ve birlikte yaşamanın esaslarını önce ailesinde öğrenir. Cemiyet hayatında çocuk, ilk olarak bir “reis” kavramıyla…

Devamını oku