Ölmeden önce ölmek ne demek?

Ölmeden önce ölen kimse, münakaşa etmez, yalan demez, haram yemez, gıybet etmez! Sual: “Peygamber Efendimiz, (Mûtû kalbe en temûtû=ölmeden önce ölün) buyuruyor. Peki ölmeden önce ölmek ne demektir? Cevap: Âyet-i kerimeleri Peygamber Efendimiz, Peygamber Efendimizin sözlerini de müctehid olan İslâm âlimleri açıklar. İşte bu hadis-i şerifi de İslâm âlimleri açıklamışlar…

Devamını oku

“Ne olur beni affet!”

Evliyânın büyüklerinden, seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin torunlarından Cezîrî hazretleri vardı. Bir gün Kahire’ye geldi. Orada birini gördü. İbn-ül Enbâbî’yi… Bu kişi, evliyâ zâtlardan İsmâil Enbâbî hazretlerinin torunuydu. Cezîrî hazretleri, işte bu İbn-ül-Enbâbî’ye uğradı. Ancak o, üzdü bu zâtı. O da, kendisine yapılan bu “çirkin” muâmeleyi, dedesine kalben arz etti. Dedesi,…

Devamını oku

“Seni övdükleri zaman seviniyorsan zarardasın!”

“Bir insan kendisinin medhi yapıldığı zaman, bu medh ve övmeler kendisine iyi gelmiyorsa ne iyi…” Ebû Zûr’a el-Eş’ârî hazretleri Tâbiînin meşhurlarındandır. Şam’da yaşadı. Babası Sa’d bin Temim, Eshâb-ı kirâmdandır. Babasının yanında yetişti ve babasından, Ebüdderdâ, İbn-i Ömer, Câbir’den ve daha birçok Eshâb-ı kirâmdan (radıyallahü anhüm) hadîs-i şerîf rivâyet etti. 737…

Devamını oku

Peygamber Efendimizin gençliği

Her bakımdan insanların en üstünü olan Muhammed aleyhisselâm, daha gençlik yıllarında, Mekke halkı arasında, akrânına göre çok beğenilmiş, sevilmiş ve sayılmıştır. Muhammed aleyhisselâm, bilhâssa güzel ahlâkı, insanlara görülmemiş bir şekilde iyi davran­ması, sâkinliği, yumuşaklığı ve diğer üstün hâl­leriyle sevilmiştir. İnsanlar, O’na, bu hasletlerinden dolayı, hayrân olmuşlardır. Mekke halkı, O’na, gördükleri…

Devamını oku

Namaz, dua etmek mi demektir?

Salât kelimesi, her gün beş vakitte, herkesin bildiği şekilde kılınan namazdır. Sual: Bazı kimseler, Kur’ânda namaz, salat kelimesiyle bildirilmiştir. Salat kelimesi de dua etmek demektir, dua edince namaz yerine geliyor diyorlar. Bunun gerçekle bir alakası var mıdır? Cevap: Bu konuda Dürr-i yektâ şerhinde deniyor ki: “Kur’ân-ı kerimin birçok yerinde emrolunan…

Devamını oku

“Onun şeytan olduğunu nasıl bildin?”

Bir gün Gavs-ül âzam Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri, pek fazla susamıştı. Ama içecek “su” yoktu… Zîrâ çölün ortasındaydı. Hak teâlâ ona bir “bulut” gönderdi… O, buluttan bir “yağmur” boşandı. Kana kana içip ferahladı… O ara bir “ışık” belirdi. Buluttan bir “ses” duydu… Kendisine hitâb ediyordu. Kulak verip dinledi. O ses diyordu…

Devamını oku