Mezarlıktaki meyveleri yemek

“Kabristanda bulunan ağaç, orası kabristan yapılmadan evvel yetişmiş ise, toprak sahibinin mülkü olur.” Sual: Mezarlıklarda bulunan ağaçlardaki meyveleri almak yemek dinen uygun mudur? Cevap: Bu konuda Fetâvâ-ı Hindiyyede deniyor ki: “Kabristanda bulunan ağaç, orası kabristan yapılmadan evvel yetişmiş ise, toprak sahibinin mülkü olur. Ağacı ve meyvelerini dilediğine verir. Sahibsiz toprak…

Devamını oku

Bir düğün daveti…

İmâm-ı Alî Nakî hazretleri, âlim ve evliyâdandır. Seyyiddir ayrıca. Bu zâtı bir düğün yemeğine dâvet etmişlerdi bir gün. Kabûl edip teşrîf etti. Ancak düğünevinde bir kişi vardı ki, hiç hürmet göstermiyordu bu zâta. Bir şeyler söylüyor, halkı güldürüyordu. İnsanlar da rahatsız oluyordu bundan. Bu zâta sordular ki: “Şunu susturalım mı…

Devamını oku

“Dertsiz dua soğuktur, dertli dua gönülden gelir”

“Eğer duada güzel bir nefese sahip değilsen, var yürü de hoş nefesli bir dosttan dua iste.” Bostan Çelebi Osmanlı velîlerinden olup Mevleviyye yolunun büyüklerindendir. Konya’da doğdu. Çelebi Hüsrev hazretlerinin sohbetlerinde yetişerek kemale geldi ve icazet verilerek talebe yetiştirdi. 1631 (H.1040) yılında Konya’da vefât etti. Sohbetlerinde Mesnevi’den okurdu. Bir sohbetinde şunları…

Devamını oku

At hırsızı öyle bir tövbe etti ki…

Bir hırsız at çalıp satardı… Bir defasında o bölgenin en büyük âlimi ve evliyasının atını çalmak için ahırına girdi. İşte ne olduysa ondan sonra oldu!.. Anadolu’da yetişen evliyanın büyüklerinden olan Abdullah-ı İlâhî hazretlerinin sohbetleri çok tesirli ve faydalı olurdu… Yine bir gün sohbet ederken, söz çalışmak ve gayretten açılmıştı ve;…

Devamını oku

İnsan mecbur değildir

Allahü teâlâ, insanın ihtiyari, tercih ettiği hareketini yaratmak için, insanın iradesini sebep kılmıştır. Sual: İnsan, yaptığı ve yapacağı şeylerde mecbur mudur, irade ve tercih hakkı yok mudur? Cevap: Allahü teâlâ, insanın ihtiyari, tercih ettiği hareketini yaratmak için, insanın iradesini sebep kılmıştır. Bu şart olmasa da, Allahü teâlâ yine yaratır. Fakat…

Devamını oku

Seyyidlere hürmet böyle olur…

İmâm-ı Şâfiî hazretleri, bir gün Bağdat Câmiinde talebeye ders veriyor, ikide bir kalkıp kalkıp oturuyordu. Nihâyet ders bitti. Huzûruna vardılar. Ve ona sordular ki: “Efendim, ders esnâsında tekrar tekrar kalkıp oturdunuz, hikmeti neydi?” Büyük İmâm, onlara; “Bir seyyid çocuk kapı önünde oynuyor ve oyun îcâbı sık sık kapı önünden geçiyordu.…

Devamını oku