Kur’ân-ı kerimi bastırıp satmak

Geçimini kitaplardan sağlayan bir kimse, Kur’ân-ı kerimi kârsız satmalıdır. Sual: Kur’ân-ı kerimi bastırıp, kâr maksadı ile satmanın, dinimiz açısından mahzurlu tarafı var mıdır? Cevap: Kur’ân-ı kerimi bastırıp satanlar, bunu kitapçılık ticaretine alet edenler, Kur’ân-ı kerim öğretilmesine, okunmasına sebep olmak niyeti ile olursa, caiz ve sevap olur. Aldığı satış parası helal…

Devamını oku

“Kürsüye çık ve vaazına devâm et!”

Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri bir gün talebeleriyle sohbet ediyordu ki, gencin birinin abdest tâzelemesi icâp etti. Ancak çıkmak hayli zordu. Zîrâ izdiham vardı câmide. Gavs-ı âzam anladı… Talebe sıkıntıdaydı. Ona, bir “nazar” etti. Genç bir “sahrâda” buldu kendini. Hem de bir çeşme başında. İçinden geçirdi ki: “Bu, hocamın kerâmeti.” Çeşmeden abdest…

Devamını oku

Tedavi olmak ve ilaç kullanmak

Hastayı tedavi etmek sünnettir. Tedavinin, ilaçla, sadaka vermekle ve dua ile yapılacağı bildirildi. Sual: Tedavi olmanın, ilaç kullanmanın dinimizdeki yeri nedir? Cevap: Hastayı tedavi etmek sünnettir. Tedavinin, ilaçla, sadaka vermekle ve dua ile yapılacağı bildirildi. Tecrübe edilip, tesirlerinin kati olduğu anlaşılan aşıları, serumları ve mikrop öldüren ve benzerleri ilaçları kullanmanın…

Devamını oku

“Allahü teâlâdan iyilik umarak can veriniz”

“Şunu iyi biliniz ki, sizden hiçbir kimse kendi ameli ile kurtulamayacaktır.” Şeyban bin Abdurrahmân hazretleri Tebe-i tabiînin meşhûrlarından olup hadîs, nahiv ve kırâat âlimidir. Basra’da doğdu. 164 (m. 780)’da Bağdâd’ta vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları: Berâ bin Azib’in (radıyallahü anh) rivâyet ettiği hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi…

Devamını oku

Edep ve tevazu timsali Ahmet Mekki Efendi

Sağlam bir fetva kaynağı olan Ahmet Mekki Efendi, âlim, ârif, veliyy-i kâmil olan Seyyid Abdülhakim Arvasi hazretlerinin büyük oğludur. Yarın; son devirde yetişen büyük İslam âlimlerinden Ahmet Mekki (Üçışık) Efendi’nin vefat yıl dönümüdür… Ahmet Mekki Efendi, âlim, ârif, veliyy-i kâmil olan Seyyid Abdülhakim Arvasi hazretlerinin büyük oğludur. 1894 (H. 1314)…

Devamını oku

“Oğlumu, size teslim ediyorum”

Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri zamânında bir kadın, yanına küçük oğlunu aldı. Bu zâtın dergâhına vardı. Ve huzûruna çıkarak; “Ey efendim! Oğlumu, size teslim ediyorum. Eti sizin, kemiği benim” dedi. Büyük velî kabûl etti. Ve ona buyurdu ki: “Peki bacım, gidebilirsin…” Ve ilk olarak, “nefisle mücâhede” emrini verdi çocuğa. Çocuk az yiyordu.…

Devamını oku