Camilerde değişiklik yapmak

Gayr-i müslimler, Müslümanları Hıristiyan yapmaya, camileri kiliseye çevirmeye uğraşıyorlar! Sual: Bazı camilere sandalyenin yanı sıra masa bile koyanlar olmuştur. Camilere böyle masa, sandalye koymak, dinimiz açısından uygun mudur? Cevap: Gayr-i müslimler, Müslümanları Hıristiyan yapmaya, camileri kiliseye çevirmeye uğraşıyorlar! Bu işi sinsice yapabilmek için, Müslüman görünüyorlar. Camilere ileride masa sokabilmek için,…

Devamını oku

Peygamberlerin ümmetlerini sevmesi

Aklı başında bir kimse, Resulullah’ın ümmetine olan sevgisinin, bir babanın oğluna olandan kat kat fazla olduğunu görür. Sual: Bir babanın oğlunu sevdiği kadar, Peygamberin de ümmetini sevdiği ve o Peygamberin bildirdiği emir ve yasaklarda faydalar bulunduğu, kesin olarak nasıl, ne şekilde anlaşılabilir? Cevap: Bu konuda İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki:…

Devamını oku

“Yetiş yâ gavs-ı âzam!”

Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerini sevenlerden bir âlim, bâzı talebesiyle bir yere gidiyordu… Derken, siyah bir yılan gördü yerde. Bastonuyla vurup, öldürdü! O anda âlim gözden kayboldu. Bir saat sonra geldi. Talebeleri; “Merak ettik hocam, ne oldu?” diye sordular. O da şöyle anlattı: Öldürdüğüm o yılan, “cin”miş. Cinler beni tutup, denizin dibinde,…

Devamını oku

“Dünyâ isyan ve günah işlenen yerdir…”

“Ey kardeşim! İnsanları Allahü teâlâdan ancak dünyâ malı ve sevgisi uzaklaştırır.” Abdülvâhid bin Zeyd hazretleri Tebe-i tâbiînden olup, hadîs, fıkıh âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. Basra’da yaşamıştır. 793 (H. 177) senesinde vefât etti. Hasan-ı Basrî gibi Tâbiînin meşhur âlim ve velîleriden hadîs ve fıkıh ilimleri tahsil etti. Basra’nın meşhûr hadîs ve…

Devamını oku

Gökkubbe altında herkes fânidir​…

İnsan, dünyada kalıcı olduğunu zanneder. Hâlbuki her yeni gün ömrün eksildiğini; musalla, makam ve mevkilerin geçiciliğini; kefen ise dünyanın fâniliğini hatırlatır. İnsan, sahip olduğu nimetlere zamanla alışır; sağlığının, malının, makamının ve elindeki imkânların hep böyle süreceğini zanneder. Hâlbuki her nimet bir emanet, ömür ise sınırlı bir sermayedir. Rüzgârlar her zaman…

Devamını oku

Melekler sohbetini dinlerdi…

Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri “rahmetullahi aleyh”, büyük İslâm âlimi ve evliyânın büyüklerindendir… Sözlerini yazmak için, “dörtyüz kişi” hazır idi. Katı kalpli bir kimse onu görseydi, kalbi yumuşardı. Yüzünü kim görseydi, o an ‘Allah’ı hâtırlardı. Câmiye giderken, halk yollara dökülür ve mübârek yüzünü görmek için heyecânla beklerlerdi. Onun dergâhında her gün binlerce…

Devamını oku