“Bu iddianı nasıl ispat edeceksin?”

Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri, bir gün bir yerden geçerken iki kimseyi gördü. Münâkaşa ediyorlardı. Biri Hristiyan, öteki Müslümandı. Onlara yaklaştı ve sordu: “Niçin münâkaşa edersiniz?” Müslüman arz etti ki: “Efendim, bu kimse, (Bizim Peygamberimiz, sizinkinden üstündür) diyor. Büyük zât, Hristiyana sordu: “Sen, bu iddianı nasıl ispat edeceksin?” O dedi ki: “Bizim…

Devamını oku

“Sevilmeyenden yüz çevrilir beğenilene dönülür…”

“Hak teâlâ, dünyayı sevmez. Âhireti sever. Sevilmeyen, sevilen ile hiçbir şeyde bir tutulamaz.” Ebü’l-Hasan Bekrî hazretleri meşhur velîlerden ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1545 (H.952) senesinde Kâhire’de vefât etti. Büyük âlim ve velilerden Abdülkâdir Deştûtî’ye intisab ederek manevi ilimlerde yükseldi ve icazet verilerek talebe yetiştirdi. Yazdığı eserlerden Şerh-ul-Âdâb kitabında şöyle…

Devamını oku

Resûlullah sevgisinin önemi

Allah’ın sevgisi ile Peygamberin sevgisi farklı olmadığı gibi, Allah’ın emri ile, Peygamberin emri de ayrı değildir. Bunu ayrı gösterenler kâfirdirler. Bir âyet-i kerîme meâli şöyledir: “Resûlüm de ki; Allah’ı seviyorsanız, bana uyun ki Allah da sizi sevsin…” [Âl-i İmrân, 31] Allah’ın sevgisi ile Peygamberin sevgisi farklı olmadığı gibi, Allah’ın emri…

Devamını oku

“Rabbim beni kurtardı”

Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri zamânında, Bağdat’ta bir kadın vardı. Bu büyük zâtı çok seviyor, darda kaldığı vekit ondan “imdât” istiyordu. Bir de ahlâksız biri vardı. Ve âşıktı bu kadıncağıza. Onu gizli gizli tâkip ediyor, hep peşinden gidiyordu… Bir gün uzun bir yola çıktı bu kadıncağız. O adam da arkasından… Kadın, dağda…

Devamını oku

“Kiminle dost olmam uygun olur efendim?”

“Fazla bir şeye sâhip olmayan, senin hiçbir hâlinden dolayı seni ayıplamayan kimselerle dost ol…” Kutbüddîn Mervezî hazretleri tasavvuf âlimlerindendir. 1098 (H.491)’de Afganistan’da Merv şehrinde doğdu. 1152 (H. 547) senesinde İran’da, Asker Mükrem denilen yerde vefât etti. Sonradan Bağdâd’a nakledildi. Merv’de zamânının meşhûr âlimlerinden ilim öğrendi, hadîs-i şerîf dinleyip rivâyet etti.…

Devamını oku

Peygamberlerin gâyeleri

Mükemmel hayâtı, en ince teferruâtıyla ortaya konulan yegâne zât olan Peygamber Efendimize, insânlığın ne kadar muhtâç olduğunu, bugün daha iyi anlıyoruz. Peygamberler târihini incelediğimizde, aslında hepsinin gâyelerinin, yüksek ahlâklı iyi insanlar, iyi âileler ve iyi cemiyetler meydâna getirmek olduğunu görüyoruz. Zâten bizim dînimizde, târihimizde, kültür ve medeniyetimizde eğitimden maksat da…

Devamını oku