Kabri “ateş” doluydu

Tâbiin devri âlim ve evliyasından Amr bin Dînar hazretleri, 743 (H.126) senesinde Mekke-i mükerremede vefat etti. Kendisi anlatır: Edirne’de biri vardı. Kız kardeşi vefat etti… O şöyle anlatıyor: Onu defnettik. Ve ayrılıp gittik. Benim değerli bir yüzüğüm o arada kayboldu… Kendi kendime; “Acaba kabre mi düştü?” deyip tekrar kabre gittim.…

Devamını oku

Sırat hem dünyada hem de ahirette vardır

Müfessirler “Sırât ikidir; biri dünya ile diğeri ahiretle ilgilidir” demişlerdir. İsmail Rusûhî Efendi Osmanlı evliyasındandır. Ankara’da doğdu. İlk tahsilini orada yaptı. Bayrâmiyye yoluna girip feyz aldı. Konya’ya giderek Mevlevî şeyhi olan Çelebi Bostan Efendi’nin talebesi oldu. Sonra İstanbul’da Galata’daki Mevlevî dergâhına şeyh tayin edildi. 1630 (H.1040) senesinde İstanbul’da vefat etti.…

Devamını oku

Rum imparatorunun imanla şereflenen cömert kızı…

Rum imparatorunun bir kızı vardı. Bir gece dışarı çıkınca ibret nazarıyla gökyüzüne baktı ve kendinden geçti!.. İbrâhîm Havvâs hazretleri Bağdatlıdır ve Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerinin talebelerindendir. “Havvâs” hurma yaprağından zembil (sepet) ören kimse demektir. Geçimini, sepet satarak sağladığı için bu isimle anılmıştır. Aza kanaat ederdi. Bu yüzden ona “Tevekkül edenlerin reisi”…

Devamını oku

İnsan, işlerin yaratılmasında vasıtadır

Allahü teâlâ, insanların istekli işlerini onların iradeleri ile yaratmasını ezelde dilemiştir. Sual: Her şeyi yaratan Cenab-ı Hak olunca, burada insanın payı, rolü ne olmaktadır? Cevap: Her şeyi yaratan, terbiye eden, yetiştiren, her iyiliği yaptıran, gönderen hep Allahü teâlâdır. Kuvvet ve kudret sahibi yalnız odur. O hatırlatmazsa, kimse, iyilik ve kötülük…

Devamını oku

Hocamızı karşılayalım

Ammâr-ı Yâser hazretleri, Anadolu velîlerinden olup, Bitlis’te yaşadı. 1253 (H.650)’de, Bitlis’te vefât etti. Bu zât bir gün dergâhtan ayrılıp bir köye gitti. Dönüp de dergâha yaklaşınca talebesinden biri, kalben hocasının yaklaştığını anladı… Ve çok sevindi. Arkadaşlarına; “Hocamız geliyor, haydi karşılayalım!” dedi. Dediler ki: “Nasıl bildin?” Cevâbında; “Hocamızın himmetiyle” dedi. Arkadaşları…

Devamını oku

Dört düşmana karşı kullanılacak silahlar…

Nefs, hevâ, nefsin arzu ve istekleri, şeytan ve dünya, insanın dört düşmanıdır. Ali Nebtîtî hazretleri büyük velilerdendir. 1495 (H.901) senesinde, Mısır’da vefat etti. Ebü’l-Abbâs Gamrî’nin talebesidir. Ondan ilim ve edep öğrendi. Keşf ve kerametleri görüldü. Hızır aleyhisselâm ile görüşürdü. Buyurdu ki: “Hızır aleyhisselâm, kendisinde üç haslet bulunan kimse ile görüşür.…

Devamını oku