“Biz yanlış yere gelmişiz!”

Evliyânın büyüklerinden Alvân Hamevî hazretleri, 1530 (h. 936) senesi, Cemâzil evvel ayında Hama’da vefât etti. Hırsızlardan bir grup, gece karanlığında Alvân Hamevî hazretlerinin dergâhına girdiler. Onu, namazda buldular. Etrâfında göz kamaştıran bir “nûr” parlıyordu. Çok şaşırdılar! Etrâfa baktılar. Ortalıkta ne bir “kandil” ne de bir “lâmba” vardı! Bu hâli görünce;…

Devamını oku

“Sâlih kimselerle olmayı fırsat biliniz…”

“Verilen ömrü fırsat biliniz. Bir müddet sonra hayat kapısı kapanacak, bu dünyâdan ayrılacaksınız.” Ebû Abdullah Evdî hazretleri Tâbiînin meşhurlarındandır. 693 senesinde Medine’de doğdu. Peygamber Efendimiz zamânında Müslüman oldu. Ancak Peygamber Efendimizi göremedi ve Sahâbî olamadı. Eshâb-ı kirâmdan Muâz bin Cebel (radıyallahü anh) Yemen vâliliği sırasında, onunla tanışıp Müslüman oldu. Muâz…

Devamını oku

Son nefeste iman ile giden Cennete girer…

Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: “Son sözü, (Lâ ilâhe illallah) olan, muhakkak cennete girer.” Yüce Rabbimiz, hepimizi Cennetine davet ediyor. Bunun tek şartı da, dünyada iken îman etmek ve son nefeste îman ile ölmektir. Peygamber Efendimiz, (Son sözü, [Lâ ilâhe illallah] olan, muhakkak cennete girer) buyurdular. Cennet,…

Devamını oku

Cemaate gitmeye mâni olan özürler

Hastanın, felçlinin, bir ayağı kesik olanın, yürüyemeyen ihtiyarın, âmânın cemaate gitmesi lazım değildir. Sual: Camiye cemaatle namaz kılmak için gidememeye sebep olan özürler var mıdır, varsa nelerdir? Cevap: Hastanın, felçlinin, bir ayağı kesik olanın, yürüyemeyen ihtiyarın, yaşlının ve gözleri görmeyen âmânın cemaate gitmesi lazım değildir. Yardımcıları, nakil vasıtaları olsa da,…

Devamını oku

Rodos’un fethindeki beyaz atlı…

Evliyânın büyüklerinden Alvân Hamevî hazretleri, 1530 (h.936) senesi Cemâzil evvel ayında, Hama şehrinde vefât etti. Ticâretle uğraşan bâzı talebeleri gemiyle yola çıktılar… Yolculuk esnâsında fırtına çıkıp gemi batma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Yolcular korktular! Gençler de korktu! Ve ellerini açarak; “Yâ Rabbî! Hocamız Alvân Hamevî hazretleri hürmetine bize yardım et”…

Devamını oku

“Dünyâ keder, âhiret ise mükâfat yeridir”

“Kalbimde Allahü teâlânın sevgisi, muhabbeti yerleştikten sonra başıma gelen şeylere aldırmam.” Âmir bin Abdullah hazretleri Tâbiînin meşhurlarındandır. 674 (H.55) senesinde Kudüs’te vefât etti. Eshâb-ı kirâmdan hazret-i Ömer’i, hazret-i Osman’ı ve Abdullah bin Mes’ûd (radıyallahü anhüm) gibi büyükleri gördü. Hazret-i Ömer’den ve Selmân-ı Fârisî’den (radıyallahü anhümâ) hadîs-i şerîf rivâyet etti. Bir…

Devamını oku