“Asr-ı Saâdet” dönemi…

Sevgili Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam dönemine “Asr-ı Seâdet” denilir ve insanlık târihi boyunca, ikinci bir benzeri yoktur. Târihte, en mühim muvaffakıyeti gerçekleştirmiş ve ilk büyük başarıyı sağlamış örnek bir şahsiyet olarak Sevgili Peygamberimiz Hazret-i Muhammed (aleyhis-selâm) zikredilmektedir. Bilindiği gibi, Onun dönemine “Asr-ı Seâdet” denilir ve insanlık târihi boyunca, ikinci bir benzeri…

Devamını oku

“Sana günahları küçük gösteren şeyden sakın”

“Her kimin ayakları Allah yolunda tozlanırsa, onlar Cehennem’e haram olur.” Ebû Abdullah el-Medenî hazretleri Tâbiînin meşhurlarındandır. Eshab-ı kiramın meşhurlarından Abdullah bin Zübeyr’in “radıyallahü anh” oğludur. 741 (H.124) senesinde vefât etti. Babasından, Enes bin Mâlik ve birçok sahabiden hadis rivâyetinde bulundu. Şehîdlik mertebesine ulaşmak için Allah yolunda savaşlara katılır, kâfirlerle, müşriklerle…

Devamını oku

“Allah’ın öyle kulları vardır ki…”

Evliyânın büyüklerinden Alvân Hamevî hazretleri, 1530 (h.936) senesi Cemâzil evvel ayında Hama’da vefât etti. Bir gece, yatsı namâzından sonra talebesiyle sohbet ederken, lâmbanın yağı bitti. Bir genç kalktı. Yağ koyacaktı. Alvân Hamevî o gence; “Yavrum sen otur. Allahü teâlânın öyle kulları vardır ki, yağı olmayan lâmbanın yanmasını isteseler, derhâl yanar”…

Devamını oku

İlim ve amel münasebeti…

Her Müslümânın ilk vazîfesi, Kur’ân-ı kerîmin talîm ettiği esâsları öğrenmek ve ona uygun olarak amel-i sâlihte bulunmaktır. İmân ve İslâm esâslarını bilip tatbîk edecek, ibâdet yapacak kadar ilim öğrenmek her Müslümân için zarûrîdir, âkıl-bâliğ, erkek-kadın her Müslümânın üzerine farz-ı ayındır. Okuma, aklî ve fikrî gelişmeyi te’mîn eder. Peygamber Efendimize ilk…

Devamını oku

Kura çekerek pay etmek

Bir mekân, bir mal, buna müşterek, ortak olarak malik olan ortaklar arasında kura ile taksim edilebilir. Sual: Hediye dağıtımında ve benzeri şeylerde kura çekerek dağıtmak, vermek, dinen uygun olur mu? Cevap: Konu ile alakalı olarak İbni Âbidînde deniyor ki: “İslamiyetin bildirdiği hükümlere uygun olan şartlara müsavi, eşit olarak malik olanlar…

Devamını oku

“Bizim fakirhâneyi şereflendirseniz”

Evliyânın büyüklerinden Alî Müttekî El Hindî hazretlerini, bir gün vezîrlerden birisi; “Bizim fakirhâneyi şereflendirseniz” diyerek ziyâfete dâvet etti. Ama o, istemedi. Özür beyân etti. “Beni mâzur görün. Buradan da size duâ ederim. İnşallah, Allahü teâlâ size bereket ihsân eder” dedi. Vezîr üzüldü! Ve ısrâr etti. O zaman da; Peki geleyim,…

Devamını oku